Yazarlarımız, Yorum-Analiz

BULTÜRK Derneği Genel Sekreteri Aysu AKBAŞ’ın Proje Kapanış Yemeği Açılış Konuşması

RUMELİ’YE GEÇİŞ KONFERANSI VE KIRCAALİ EFSANESİ BELGESEL GÖSTERİMİ

KAPANIŞ YEMEĞİ AÇILIŞ KONUŞMASI

Sayın Valimizi temsilen aramızda bulunan kıymetli protokol üyeleri,

Sayın il başkanlarımız ve il başkan yardımcılarımız,

Sayın milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız ve belediye meclis üyelerimiz,

Sayın siyasi parti temsilcilerimiz,

Sayın sivil toplum kuruluşlarımızın değerli başkanları ve yöneticileri,

Kıymetli akademisyenlerimiz,

Değerli iş insanlarımız,

Basınımızın kıymetli mensupları,

Ve Türk Dünyasına gönül vermiş değerli dava arkadaşlarımız;

 Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği adına hepinizi sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum.

Bugün burada, İçişleri Bakanlığımız Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün destekleriyle hayata geçirdiğimiz Rumeli’ye Geçiş Konferansı ve Kırcaali Efsanesi Belgesel Gösterimi Projemizin kapanış programında sizlerle birlikte olmaktan büyük onur ve mutluluk duyuyoruz.

Bu anlamlı organizasyona verdikleri kıymetli desteklerden dolayı başta İstanbul Valimiz Sayın Davut Gül olmak üzere, bizlere ev sahipliği yapan İstanbul Üniversitesi ve İ.Ü Baltalimanı Sosyal Tesisleri yönetimiyle beraber emeği geçen tüm çalışanlara huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

Programımıza başlamadan önce;

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanımız uğruna canını feda eden tüm aziz şehitlerimiz için sizleri bir dakikalık saygı duruşuna, ardından da İstiklal Marşı’mızı okumaya davet ediyorum.”

Kıymetli misafirler, BULTÜRK olarak yalnızca geçmişimizi hatırlayan değil, geleceğimizi de inşa etmeye çalışan bir sivil toplum kuruluşuyuz.

Bugün yaklaşık çeyrek asra yaklaşan bir mücadelenin, emeğin ve hizmet anlayışının da kısa bir özetini sizlerle paylaşmak istiyorum.

BULTÜRK’ün temelleri 2002 yılında atılmış, 2003 yılında ise resmî olarak faaliyetlerine başlamıştır.

Bizim mücadelemiz yalnızca Bulgaristan Türklerinin mücadelesi değildir.

Bu mücadele;

Türk milletinin hafızasını diri tutma, Türk Dünyasının gönül köprülerini güçlendirme ve gelecek nesillere sağlam bir kimlik bırakma mücadelesidir.

Kuruluşumuzdan bugüne kadar temel hedeflerimizden birisi Bulgaristan Türklerinin tarihini, kültürünü, kimliğini ve milli hafızasını yaşatmak, Türk Dünyası ile gönül bağlarını güçlendirmek olmuştur.

Bu anlayışla;

Türkiye’de ve yurt dışında yüzlerce konferans, panel, seminer ve kültürel program düzenledik.

Kuruluşumuzun ilk yıllarında;

BULTÜRK Gazetesi ve BG Haber ile Bulgaristan Türklerinin sesini Türkiye’ye ve dünyaya duyurduk.

Ardından; Türk Dünyasının ortak sesi olmayı hedefleyen yayınlarımızı genişlettik.

2010 yılında Bulgaristan genelinde yaklaşık altı ay süren ve 13 bin kişinin katıldığı kapsamlı kamuoyu araştırmasını gerçekleştirdik.

Bu çalışma hem akademik çevrelerde hem de kamuoyunda önemli yankı uyandırdı.

Aynı yıl Sofya’da gerçekleştirilen Türk Dünyası Liderler Zirvesi’nin düzenlenmesinde aktif rol aldık.

18 ülkeden gelen yüzlerce temsilciyle Türk Dünyasının ortak geleceği üzerine önemli çalışmalar yürüttük.

2011 yılında; Bulgaristan Türklerinin manevi önderlerinden kabul edilen Kahramanımız Kırcaali’yi ilk kez geniş katılımlı bir programla anarak tarihimize sahip çıktık.

Yine aynı yıl Bulgaristan tarihinde ilk kez bir Türk cumhurbaşkanı adayının seçimlere katılmasına destek verdik ve yaklaşık 50 bin oy aldık.

2013 yılında ise çalışmalarımızı bilimsel zemine taşımak amacıyla Bulgaristan Stratejik Araştırma Merkezi’ni kurduk.

Bugüne kadar 150’yi aşkın kitap, araştırma ve akademik eser yayımlayarak önemli bir arşiv oluşturduk. Genel Başkanımız Sayın Rafet Ulutürk’ün kaleme aldığı “Turan: Kızılelma Yoluna Adanmış Bir Ömür”, “Dünden Bugüne Bulgaristan” ve “Kırcaali Efsanesi” kitaplarını Türk Dünyası ile buluşturduk.

Türk Dünyasının farklı coğrafyalarında düzenlenen kurultaylarda,

uluslararası toplantılarda,

sempozyumlarda,

çalıştaylarda,

film festivallerinde,

kadın kurultaylarında,

Etnospor organizasyonlarında,

Kuzey Kıbrıs’tan Orta Asya’ya kadar birçok platformda Bulgaristan Türklerini temsil ettik.

Sofya’da Banya Başı Camii önünde ibadet eden soydaşlarımıza yönelik saldırılar karşısında sessiz kalmadık.

Her zaman hukukun, insan haklarının ve milletimizin yanında durduk.

Son yıllarda ise; Bulgaristan’da gerçekleştirilen seçimlerde vatandaşlarımızın sandığa gitmesi ve demokratik haklarını kullanmaları için bilgilendirme ve teşvik çalışmalarını sürdürdük.

13-14 Aralık Tarihinde Bayrampaşa’da 4. Uluslararası Türk Dünyası Kadın Araştırmaları Kongresine ev sahipliği yaptık.

19-20-21 Aralık tarihlerinde “Türk Dünyasında Soykırımlar Sempozyumu ve Sergi Açılışını” gerçekleştirdik. Türk dünyasının dört bir yanından sempozyumumuza katılan akademisyenlerimizle oturumlar düzenledik.

Sadece sempozyumla yetinmedik, bir ilk olarak “Türk Dünyasında Soykırımlar” kitabını çıkarmak üzere çalışmalara başladık. 70’i aşkın yazarın katkılarıyla hazırlanan kitabımız, yalnızca tek bir olay ya da belirli bir bölgeyi ele almakla sınırlı kalmadı. Eserde; Balkanlar, Kafkasya, Kırım, Ahıska, Kerkük, Kıbrıs, Doğu Türkistan, Çuvaşistan, Gagavuz Yeri, Sekeller, Trakya ve daha birçok tarihî Türk yurdu, etnik temizlik, zorunlu göç, kültürel asimilasyon ve insan hakları ihlalleri çerçevesinde disiplinlerarası bir bakış açısıyla incelendi.

26 Haziran tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti Sivil Toplum Kuruluşlarına Devlet Desteği Ajansı ve Sosyal Stratejik Çalışmalar ve Analitik Araştırmalar Merkezi iş birliğiyle düzenlenen “Sürgün Mağdurlarına Destek ve Soykırımla Bağlantılı Göçler” başlıklı Uluslararası Konferansa ev sahipliği yaptık.

27 Haziran’da ise “Türk Dünyasında Soykırımlar” kitabımızın tanıtımını ve sergi açılışını gerçekleştirdik. Tanıtımımıza eski Bulgaristan Tarım ve Orman Bakanı Ivan Hristanov gelerek Cumhurbaşkanlığı adaylığını açıkladı.

Ve bugün…

İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün destekleriyle yürüttüğümüz “Rumeli’ye Geçiş Konferansı ve Kırcaali Efsanesi Belgesel Gösterimi” Projemizi başarıyla tamamlamanın mutluluğunu yaşıyoruz.

Bu proje kapsamında Türkiye’nin farklı şehirlerinde 50’yi aşkın lisede binlerce gencimizle buluştuk.

Bursa, Çanakkale, Kırklareli, Tekirdağ, Kütahya, Bilecik, Sakarya, Kocaeli gibi şehirlerde her okulda 150-200 öğrencinin kalbine dokunduk.

Yıldız Teknik Üniversitesi, İstanbul Medeniyet Üniversitesi ve Sakarya Üniversitesi’nde her bir konferansta 350’yi aşkın öğrenciyle buluştuk.

Belgeselimizi gösterdik.

Kitaplarımızı öğrencilerimizle buluşturduk.

Bulgaristan Türklerinin tarihini genç nesillere aktarmaya gayret ettik.

Değerli misafirler;

BULTÜRK dün olduğu gibi bugün de siyasi görüşü, düşüncesi veya sosyal konumu ne olursa olsun,

Türk milletinin ortak değerleri etrafında buluşan herkese kapısını açık tutmaktadır.

Biz ayrıştıran değil;

birleştiren,

ötekileştiren değil;

kucaklayan,

geçmişe takılı kalan değil;

geçmişten güç alarak geleceğe yürüyen bir anlayışın temsilcisiyiz.

Umuyoruz ki bundan sonra da daha güçlü projelerle,

daha geniş katılımlarla,

Türk Dünyasına hizmet etmeye devam edeceğiz.

Sonuç olarak Sivil toplum yalnızca faaliyet yapan kurum değildir.

Sivil toplum;

fikir üreten,

strateji geliştiren,

devletine yön veren en önemli güçlerden biridir.

Biz fikir üreteceğiz.

Akademisyenlerimiz geliştirecek.

Siyaset kurumumuz hayata geçirecek.

Devletimiz uygulayacak.

İşte gerçek kalkınma budur.

İşte güçlü Türkiye budur.

İşte Türk Asrı’nın temelinde de bu anlayış yatmaktadır.

Bu vesileyle;

Programımıza teşrif eden ve bizleri bugün yalnız bırakmayan siz değerli misafirlerimize gönülden teşekkür ediyorum.

Ayrıca programımıza verdikleri destekten dolayı İstanbul Üniversitesi Baltalimanı Sosyal Tesisleri yönetimine ve tüm personeline bir kez daha şükranlarımızı sunuyoruz.

İnanıyoruz ki birlik ve beraberliğimiz güçlendikçe Bulgaristan Türklerinin, Balkanların ve Türk Dünyasının sesi daha gür çıkacaktır.

Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyor; belgeselimizi izlerken afiyet olsun dileklerimle güzel bir akşam geçirmenizi temenni ediyorum.

Sağ olun, var olun.

Ne Mutlu Türküm Diyene!

Bir Cevap Yazın