Yazarlarımız, Yorum-Analiz

BOZKURT’UN KOYNUNDA BÜYÜYEN ÇOCUKLAR:BİR MİLLETİN HAFIZASINA SESLENİŞ

Rafet ULUTÜRK

“Bir milleti yok etmek istiyorsanız önce çocuklarına kim olduklarını unutturmanız yeterlidir.”

Belki de bu yüzden tarih boyunca milletleri yıkmak isteyenler önce kaleleri değil, hafızaları hedef aldılar.

Çünkü hafızasını kaybeden bir millet, yolunu kaybetmiş bir insan gibidir.

Bugün sosyal medyada dolaşan bir görselde, Bozkurt’un sıcak koynunda huzurla uyuyan bir çocuk var. Başka bir görselde ise şu cümle dikkat çekiyor:

“Bir bizler kaldık Türk’ten yana olan…”

Bu sözler yalnızca bir slogan değildir.

Onlar, aidiyet arayan milyonlarca insanın kalbindeki sessiz özlemdir.

Aslında herkes aynı soruyu soruyor:

“Biz kimiz ve çocuklarımıza ne bırakacağız?”

Bir Çocuğun İlk Vatanı Annesinin Kucağıdır

Her çocuk önce annesinin sesini tanır.

Sonra babasının omzunu…

Daha sonra dedesinin duasını…

Ninesinin masallarını…

İşte bir millet de böyle büyür.

Vatan sevgisi önce ninnilerde başlar.

Bayrak sevgisi önce evde öğrenilir.

Millet sevgisi önce sofrada paylaşılır.

Çocuk, dedesinden bir Çanakkale hikâyesi dinlediğinde yalnızca bir savaş öğrenmez.

Kendisine emanet edilen bir geçmişi tanır.

Bozkurt’un Koynu Aslında Güvendir

Destanlarımızdaki Bozkurt, yalnızca bir hayvan değildir.

O, kaybolmuş bir millete yol gösteren umuttur.

Yorulanı ayağa kaldıran cesarettir.

Korkanın elinden tutan inançtır.

Bugün çocuklarımızın da en çok buna ihtiyacı var.

Onların güvenle sığınabileceği bir aileye…

Sevgiyle sarılabilecekleri anne ve babalara…

Bilgeliğiyle yol gösterecek dedelere ve ninelere…

Çünkü sevgiyle büyümeyen çocuk, dünyaya güvenmeyi öğrenemez.

Kimliğini tanımayan çocuk ise geleceğini sağlam kuramaz.


Kimliğini Unutan İnsan, Kendini Aramaya Mahkûmdur

Modern dünya çocuklara her gün yeni kimlikler sunuyor.

Yeni kahramanlar…

Yeni modalar…

Yeni hayatlar…

Fakat kendi tarihini bilmeyen bir çocuk, başkasının hikâyesinde figüran olur.

Oysa bizim çocuklarımızın Bilge Kağan’ı vardır.

Alparslan’ı vardır.

Fatih’i vardır.

Yunus Emre’si vardır.

Hacı Bektaş Veli’si vardır.

Hoca Ahmet Yesevî’si vardır.

Ve hepsinden önemlisi; sevgiyi, merhameti ve adaleti öğreten büyük bir medeniyet mirası vardır.

Bir Bayrak Sadece Kumaş Değildir

Ay-yıldızlı bayrağa baktığımızda yalnızca kırmızı bir bez parçası görmeyiz.

Bir annenin gözyaşını görürüz.

Bir şehidin son nefesini hissederiz.

Bir yetimin duasını duyarız.

Bir gazinin sessiz gururunu hissederiz.

Bu yüzden bayrak sevilmez.

Bayrağa gönül verilir.

Çünkü onun her kıvrımında bir annenin bekleyişi, bir babanın duası ve bir milletin umudu vardır.

Asıl Miras Toprak Değil, Karakterdir

Evler bırakabiliriz.

Arabalar bırakabiliriz.

Servet bırakabiliriz.

Fakat çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras; güzel ahlak, sağlam karakter ve köklü bir kimliktir.

Çünkü mal tükenir.

Makam biter.

Şöhret unutulur.

Ama güzel yetişmiş bir insan, nesiller boyunca yaşamaya devam eder.

Bir dedenin torununa bıraktığı dua, bazen milyonlarca liralık mirastan daha kıymetlidir.

Çocuklarımızı Korkuyla Değil, Sevgiyle Büyütelim

Türk tarihinin en büyük gücü sadece orduları değildi.

Aile yapısıydı.
Komşuluktu.
Paylaşmaktı.
Merhametti.

Çocuklarına “Aslanım”, “Yiğidim”, “Güzel kızım”, “Asenam” diyebilen annelerdi.

Onlara güven veren babalardı.

Sırtını yaslayabileceği dedelerdi.

Dualarıyla yol açan ninelerdi.

Çünkü sevgiyle büyüyen çocuk, nefret üretmez.

Sevgiyle büyüyen çocuk, insanı yaşatır.

Bir Çocuğu Büyütmek, Bir Milleti Geleceğe Taşımaktır

Bozkurt’un koynunda uyuyan çocuk, aslında hepimizin geleceğidir.

O çocuk yalnızca bir aileye değil, bir millete emanettir.

Eğer çocuklarımızı sevgiyle büyütür, tarihleriyle buluşturur, vicdanla ve adaletle yetiştirirsek; yarın yalnızca güçlü bireyler değil, güçlü bir medeniyet de inşa ederiz.

Çünkü bir millet, silahlarıyla değil; çocuklarının kalbine ektiği sevgi, karakter ve umut kadar yaşar.

Ve unutmayalım:

Bir çocuğun yüreğine vatan sevgisini, insan sevgisini ve merhameti işleyebiliyorsak, geleceğin en sağlam kalesini inşa etmişiz demektir.

Bir Cevap Yazın