İbrahim SOYTÜRK
Bazı milletler tarih yazar.
Bazıları ise yazılan tarihin içinde kaybolur.
Türk milleti ise binlerce yıldır yalnızca tarih yazan değil, gerektiğinde o tarihi canıyla koruyan bir millettir.
Bugün Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 2235. kuruluş yıl dönümünü kutlarken, aslında yalnızca bir ordunun yaşını kutlamıyoruz. Biz; Mete Han’dan bugüne uzanan devlet aklını, millet iradesini, bağımsızlık karakterini ve vatan sevgisini selamlıyoruz.
Bu, sıradan bir askerî teşkilatın hikâyesi değildir.
Bu; bozkırdan Anadolu’ya, Balkanlar’dan Kafkaslar’a, Orta Doğu’dan Çanakkale’ye kadar uzanan büyük bir medeniyet yürüyüşünün hikâyesidir.
Bir Ordu Kurmadık; Bir Medeniyeti Koruduk
Tarih boyunca birçok devlet kuruldu.
Birçoğu büyük ordular oluşturdu.
Fakat o devletlerin çoğu tarihin sayfalarında kaldı.
Türk milletinin askerî geleneğini farklı kılan ise yalnızca zaferleri değildir.
Asıl farklılık, devletler yıkılsa bile milletin hafızasının, askerî disiplininin ve bağımsız yaşama iradesinin nesilden nesile aktarılmış olmasıdır.
Hunlardan Göktürklere…
Selçuklulardan Osmanlı’ya…
Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne…
İsimler değişti.
Coğrafyalar değişti.
Silahlar değişti.
Ama değişmeyen tek şey, vatan söz konusu olduğunda gözünü kırpmadan cepheye yürüyen Türk evladının yüreği oldu.
Türk Askerinin Gücü Silahından Önce İnancıdır
Bir ordunun gerçek gücü envanterinde değildir.
Tanklar eskir.
Uçaklar yenilenir.
Silahlar değişir.
Fakat iman, karakter, disiplin ve millet sevgisi nesiller boyunca yaşamaya devam eder.
Mehmetçik, sadece emir alan bir asker değildir.
O; annesinin duasını sırtında taşıyan bir evlattır.
Babalarının emanetidir.
Çocuklarının umududur.
Milletinin vicdanıdır.
Onun nöbet tuttuğu yerde milyonlar huzur içinde uyur.
İşte bu yüzden Türk askeri, yalnızca sınırları değil; milletin onurunu, bayrağını ve geleceğini de korur.
Şehitler Ölmez; Çünkü Bir Milletin Vicdanında Yaşarlar
Bu topraklar kolay vatan olmadı.
Her karışında bir dua…
Her dağında bir hatıra…
Her ovasında bir şehit emaneti vardır.
Şehitler, yalnızca toprağa düşen bedenler değildir.
Onlar, milletin karakterini geleceğe taşıyan sessiz kahramanlardır.
Gaziler ise yaşayan tarihtir.
Onların her biri, özgürlüğün ne bedellerle kazanıldığını anlatan canlı birer kitaptır.
Bir millet, şehidini unutursa yalnız geçmişini değil, geleceğini de kaybeder.
Güçlü Ordu, Güçlü Gelecek
Bugün savaşların şekli değişiyor.
Cepheler artık yalnızca dağlarda değil; siber uzayda, teknolojide, ekonomide ve bilgi alanında kuruluyor.
Bu nedenle güçlü bir ordu; güçlü bilim, güçlü sanayi, güçlü ekonomi ve güçlü eğitimle birlikte anlam kazanır.
Yerli ve millî savunma sanayisindeki her başarı, sadece teknolojik bir ilerleme değil; bağımsız yaşama iradesinin yeni bir ifadesidir.
Çünkü bağımsızlık, sadece kazanılan bir zafer değil, her gün yeniden korunması gereken bir emanettir.
Millet ile Ordu Aynı Kalbin İki Atışıdır
Türk tarihinde ordu hiçbir zaman milletten kopuk olmamıştır.
Çünkü Mehmetçik, bu milletin içinden çıkar.
Köyünden…
Kasabasından…
Şehrinden…
Ailesinden…
Ve gerektiğinde yine bu millet için canını ortaya koyar.
Bu yüzden Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gerçek gücü, sahip olduğu teknoloji kadar; arkasında duran milletin duasından ve güveninden gelir.
Millet ile ordunun arasındaki bağ zayıflarsa devlet zayıflar.
Bu bağ güçlendikçe Türkiye de güçlenir.
2235 Yıllık Emanet
2235 yıl…
Bu rakam yalnızca geçen zamanı ifade etmiyor.
Bu rakam; sabrı ifade ediyor.
Fedakârlığı ifade ediyor.
Sadakati ifade ediyor.
Bağımsız yaşama iradesini ifade ediyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri, dünyanın en köklü ve kesintisiz askerî geleneklerinden birini temsil etmektedir. Bu köklü miras, yalnızca geçmişin hatırası değil, geleceğin de en büyük güvencelerinden biridir.
Bugün bizlere düşen görev; bu emanete sahip çıkmak, tarihimizi doğru öğrenmek, şehitlerimizi unutmamak, gazilerimize vefa göstermek ve gelecek nesillere güçlü bir Türkiye bırakmaktır.
Türk Silahlı Kuvvetlerimizin 2235. kuruluş yıl dönümünü yürekten kutluyor; ay yıldızlı bayrağın gölgesinde huzur içinde yaşamamızı sağlayan aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi sonsuz minnet ve saygıyla anıyoruz.
Allah ordumuzu muzaffer, devletimizi kaim, milletimizi birlik ve dirlik içinde daim eylesin.
