Yazarlarımız

Zaman Hiçbir Şeyi İyileştirmez

Ertaş ÇAKIR

“Zaman her şeyin ilacıdır” derler. Bu söz, acının ve kaybın yükünü hafifletmek için söylenmiş bir teselliden ibarettir. Çünkü gerçekte zaman, hiçbir şeyi iyileştirmez. Kaybettiğimiz bir sevdiği, yaşadığımız bir hayal kırıklığını ya da bir pişmanlığı geri getirmez. Zaman, sadece o acıyla nasıl yaşayacağını öğretir; başka bir şey değil.

Acı Hep Oradadır
Bir kaybın ardından, ilk günlerde o acının yoğunluğuyla baş etmek imkânsız gibi gelir. Kalbimizde bir ağırlık, aklımızda sürekli dönüp duran sorular… “Neden ben?” “Neden böyle oldu?” Zaman geçer, o sorular daha az yankılanır belki ama tamamen susmaz. Acı azalmaz, sadece biz onunla yaşamayı öğreniriz.
Bir yara nasıl ki iz bırakırsa, duygusal yaralar da iz bırakır. Zaman, o izleri görünmez yapmaz; sadece nasıl saklayacağımızı, o izlere alışmayı öğretir.

Zamanın Öğretisi
Zaman, öğretmendir. Ancak bu öğretmen, acımasız ve katıdır. Sana dayanmayı, ayakta kalmayı ve bir şekilde devam etmeyi öğretir. Ama hiçbir zaman, eski haline dönmeni sağlayamaz. Aslında eskiye dönmek mümkün de değildir; çünkü o acı, seni sonsuza kadar değiştirir.
Zaman, ağlamayı bırakmayı öğretir, ama bazen içten içe sızlayan bir boşluğa alışmayı gerektirir. Zaman, gülümsemeyi hatırlatır, ama gülüşlerin ardındaki hüznü saklama sanatını da öğretir. Zaman, bir şeyleri unutturmaz; hatıraları, hafifletilmiş bir yük gibi taşımayı öğretir.

Kabullenmenin Gücü
Zamanın iyileştirdiği şey, acının kendisi değil, bizim o acıyı kabullenme şeklimizdir. İnsan, kontrol edemediği şeyleri bir noktada kabullenmek zorunda kalır. Bu kabullenme, bir zafer değil, bir teslimiyettir. Teslim olmak, acıyı yok etmez; onu içselleştirir ve senin bir parçan haline getirir.
Kaybettiğin birini unutmazsın, sadece onsuz yaşamayı öğrenirsin. Yıkılan bir hayalin ardından, yeni bir hayat inşa etmek zorunda kalırsın. Zaman sana bu inşanın yollarını gösterir, ama enkazı temizlemez. Enkaz hep oradadır, belki biraz daha az belirgin, ama orada.

Zaman ve İnsan
Zaman, iyileştirmez çünkü o acılar, senin kim olduğunun bir parçası olur. Seni şekillendirir, seni yeniden tanımlar. Zamanın verdiği en büyük armağan belki de budur: Acılarımızla birlikte yaşamayı öğrenmek ve onlardan güç almayı başarmak.
Bu yüzden, zamanın iyileştirici olduğuna inanmak yerine, onun öğrettiklerine odaklanmalıyız. Zaman, bize acılarımızdan kaçamayacağımızı ama onlarla yaşamayı öğrenebileceğimizi hatırlatır. Çünkü iyileşmek, acıyı unutmak değildir. İyileşmek, o acıyı taşıyabilmek demektir.

++++++++++++++++++++++++++++++4

Daha Güçlü Bir Gelecek

Bir çınar düşün, kökü tarihe uzanan,
Toprağı Türkçe, suyu öz değerinden akan.
Dallar dünyaya uzanır, dimdik ve sağlam,
Ama kökten koparsa, güçsüzleşir zamanla tamam.

Türk’ün geleceği, köklerde gizlidir,
Dilinde, dininde, özünde saklıdır.
Köktürk’ün mirası, bir yol haritasıdır,
Kim unutur bunu, o geçmişe ihanet eder.

Daha güçlü bir gelecek için tek yol,
Köklerden beslenmek, bu milletin solu.
Türkçe konuşmak, değerleri yaşamak,
Bizi geleceğe taşıyan en büyük kaynak.

Köklerden gelen güçle büyür bu millet,
Kardeşlik, adalet ve birliktir niyet.
Dünya gölgemizde huzuru bulacak,
Çınarın dalları barışı kuşatacak.

Ey Türk milleti, unutma köklerini,
Onlar tutar hayatta öz kimliğini.
Kökten beslenen dallar hep büyür,
Daha güçlü bir gelecek, böylece yürür.

Bir Cevap Yazın