Atilla JORMA
Bazı sesler vardır…
Sınır tanımaz.
Diller değişir, şehirler değişir,
hayatlar başka yönlere akar…
ama o ses,
yolunu bulur.
İşte bugün Avrupa’dan yükselen ses,
Çanakkale’ye ulaşan böyle bir sestir.
Uzaklık Bir Yanılgıdır
Avrupa’da yaşıyoruz.
Farklı ülkelerde, farklı kültürlerin içinde…
ama içimizde taşıdığımız şey aynıdır:
Bir kök.
Bir hafıza.
Bir aidiyet…
Çanakkale,
bu aidiyetin en güçlü adıdır.
Çünkü o,
sadece bir yer değil…
bir hatırlayıştır.
Unutulmayan Bir Duruş
Çanakkale’de verilen mücadele,
sadece bir savaş değildi.
Bir milletin
“buradayım” dediği andı.
Dünya susmasını beklerken,
ayağa kalktığı an…
Ve bu duruş,
Avrupa’nın ortasında yaşayan bizlerin de
yüreğinde yer bulur.
Avrupa’da Taşınan Kimlik
Avrupa’da Türk olmak,
sadece bir kimlik meselesi değildir.
Bir sorumluluktur.
Geçmişi unutmamak,
geleceğe taşımak…
Ve bu noktada Çanakkale,
en güçlü hatırlatmadır.
Çünkü o,
kim olduğumuzu bize anlatır.
Farklı Diller, Aynı Duygu
Burada farklı diller konuşuluyor.
Ama bazı duyguların
çeviriye ihtiyacı yoktur.
Çanakkale’yi anlatırken
kelimeler değişebilir…
Ama hissedilen aynı kalır:
Saygı.
Minnet.
Ve derin bir bağ…
Avrupa’dan Kardeş Bir Ses: Macaristan
Avrupa sadece bir coğrafya değil,
aynı zamanda kardeşliklerin de buluştuğu yerdir.
Macaristan’dan yükselen ses de
bu ortak hafızaya katılır.
Tarihin derinliklerinden gelen bağlarla,
kaderin farklı dönemlerde kesiştiği noktalarla
Macaristan da Çanakkale’ye yabancı değildir.
Bugün oradan gelen ses şunu fısıldar:
“Geçmişin direnişi,
bugünün saygısıdır.”
Avrupa’dan Bir Ses
Bugün Avrupa’dan,
farklı şehirlerden,
farklı hayatların içinden
tek bir ses yükseliyor:
Çanakkale!
Sen sadece geçmişte kalmış bir destan değilsin.
Sen,
bir milletin onurusun.
bir hafızanın dirilişisin.
bir duruşun adısın.
Birlik ve Hafıza
Avrupa’da yaşayan bizler için
en büyük güç,
birliktir.
Ve bu birlik,
geçmişin ortak hatıralarıyla güçlenir.
Çanakkale de
bu birliğin temel taşlarından biridir.
Son Söz: Sınırları Aşan Ses
Bugün anlıyoruz ki…
Bazı sesler,
coğrafyaya sığmaz.
Çanakkale’nin sesi de böyledir.
O,
Anadolu’dan yükselir…
ama Avrupa’da yankılanır.
Ve biz…
Nerede olursak olalım,
o sesi duymaya devam ederiz.
Çünkü o ses,
bizim sesimizdir.
