Güncel, Yazarlarımız

Türk Dünyasının 31. Yıl Sempozyumunda konuşma

Türk Dünyasının 31. Yıl Sempozyumunda İzmit KYÖD’te toplandı.

İzmit Belediyesi ve Kocaeli Yüksek Öğrenim Derneği(KYÖD) işbirliğiyle düzenlenen ve birbirinden değerli isimleri bir araya getiren “Türk Dünyasının 31. Yılı Sempozyumu” KYÖD’te başladı ve gün boyu devam etti.

İzmit Belediyesi ve KYÖD tarafından düzenlenen Türk Dünyasının 31. Yılı Sempozyumu’na İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, KYÖD Başkanı Uğur Saral, Kocaeli Milli Kuruluşlar Birliği Başkanı Yücel Alpay Demir, İzmit Belediye Başkan Yardımcısı Yaşar Kardaş, CHP Bursa Milletvekili Yüksel, Kültür Eski Bakanı Namık Kemal Zeybek, Aydınlar Ocağı, Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği Genel Başkanı Rafet Ulutürk, Kuzey Makedonya Türk Hareket Partisi Genel Başkanı Enes İbrahim, Kocaeli Azerbaycan Haydar Aliyev Kültür Evi Derneği Başkanı Bilal Dündar, Irak Türkleri Derneği Başkan Yardımcısı Av. Firas Ağaoğlu, Böyük Millet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Samir Adıgözelli Gazeteci-Yazar Arslan Bulut, Gazeteci – Yazar Züleyha Karaman, Proje Koordinatörü Alptekin Cevherli önderliğinde yapıldı.

HALK DANSLARI VE KONSERLE DEVAM ETTİ.
Rüstem AVCI konseri ile geceye renk kattı. Çok güzel bir organizasyon oldu.
Kocaeli ilinde 30 yıl içerisinde ilk defa Türk Dünyası bir araya geldi.
Burada bu organizasyonun fikir adamı ve bizzat organizasyonu sırtlayan Alptekin CEVHERLİ’yi tebrik ediyor, Türk Dünyası problerini ve çözümlerini tartışma fırsatı verdikleri için bizler Türk Dünyasından gelen tüm konuşmacılar adına kendilerini tekrar kutluyor ve başarılarının devamını diliyorum.

İZMİT   KONUŞMAM

Öncelikle beni buraya davet eden Alptekin CEVHERLİ kardeşime ve bu toplantıda emeği geçenlere teşekkür ediyor ve kendilerini tebrik ediyorum. Bu gün Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin ve Aziz Milletimizin İZMİT şehrinde toplanan ayrıca sizlerin de Türk Dünyasının her bölgesinden gelen fedakâr, Cefakâr katılımlarınız ve bu güzel günü sizler ile birlikte tarihe not düşüyoruz.

TÜRK-İSLAM kültürünün TURAN ve KIZILELMA mefkûresi ile dop dolu bir soydaş, kardeşiniz olarak;

Bulgaristan’ın,
Özgürlük Savaşçısı, hayatının 25 yılını hapislerde ölüm kamplarında geçiren
Büyüğümüz, Nuri Turgut ADALI’nın,
Dünyayı kolları ile kaldıran

Naim SÜLEYMANOĞLU’nun,
Dünya güreş minderlerinde yenilmeyen

Koca YUSUF’un,
Yazar şair mütefekkir dava adamlarımızın önde gelen bayrak isimlerimiz,
Ömer Osman ERENDORUK, Recep KÜPÇÜ, Süleyman Hilmi TUNAHAN,
Cennet mekân
Ahmet DAVUTOĞLU Hocamızın memleketi olan bizimde memleketimizin ve Balkanların çilekeş “EVLÂD-I FATİHANLARI” Bulgaristan Türklerinden hepinize kucak dolusu sevgi ve selamlar getirdim.

Bir anıt ve şunu diyen bir yazı 'PROGRAM AKIŞI: Etkinlik: Sempozyum Oyunları Gösterileri Avcrkonseri Resim Fotograf Sergileri Tarih: SEMPOZYUM KONUŞMACILARI Oztrak Ekim 2022- Cumartesi gün) CHP Balkan Yer: YOD Konferans Salonu Başkanı Ridvan 147 Milletvekili) emek Terası Sorumlu 3)Prof. Mustafa (Aydınlar Ocağı Genel Başkanı) Ulutürk Bulgaristan Türk Dünyasının 31. Yılı Sempozyumu Kuzey Makedonya Dernegi Başkanı) Ibrahim Hareket Başkanı ve 6)AaBu 7)Dr. Timur Devletov Hakasya (KültürEs Kemal Zeybek Universitesi (Anadolu Züleyha Karaman 10 Dundar Sorumlusu) Başkanı) Agaoglu ardimcisı urkler 12)Sultan Teşkilatı (TURKSOY Genel Sekreteri BELEDİYESİ Gülümse İZMİT. FATMA HORRİYET BELEDİYE' görseli olabilir

Evet, Bizler tüm dünyada yaşayan Türkler bir birimizi yeni yeni keşfetmeye başladık.

Çünkü bizler, yıllardır kendi kültürlerimizden örf, adet, inanç ve geleneklerimizden uzaklaştırıldık, birlik ve beraberliklerimizi oluşturamadık.

Hepimiz ayrı ayrı bölgelerde paramparça olduk.

Müslümanlar da hala Müslümanlığının farkında bile değiller, o idrakte değiller hepimiz bir takım değerlerimizi kaybetmişiz.

Neyin, neye sahip olduğumuzun farkında bile değiliz.

İşte burada, bu vesileyle bir araya gelerek bizler bir birimizi tanıyor, bir birimizi öğreniyor kardeş olduğumuzu ve köklerimizin aynı olduğunu keşfediyoruz.

Evet, yeni yeni bir birimizi öğreniyor tanıyoruz.

Yaşadığımız son 30 yıl bize bir birimizin tanımamızı ve aynı zamanda Türkü ve İslam’ı keşfetmemizi de öğretti. İşte biz Türklerin, Türklükle birlikte çoğumuzun Müslüman olduğumuzu da öğrenmiş olduk.

Bizler hem Türk’üz hem Müslüman’ız elhamdülillah.

İşte bu unsurun birleşmesi ile birlikte bizleri öyle bir gelecek bekliyor ki, inanın bu dünyada bütün milletleri kıskandırıyor.

Zaten dünyanın sadece bizimle uğraşmalarının sebebi de budur.

Buna yürekten inanmanızı istiyorum.

Bunu hamasetle falan anlatmıyorum.

Sizin hikâyeniz Kuranda, Tevrat’ta hatta İncil’de de var.

Tevrat, İncil ve Kuran; bunlar o istikbalden bahsediyor gelecek ihtişamlı Hz. Peygamberimizin,(sav) “bir gün bile kalsa benim soyumdan birisi dünyaya hükümdar olacak ve adaleti tam tesis edecek” dediği zamanlar an meselesi kapımıza kadar geldiği görülüyor.

Tıpkı bir doğum vesilesiyle olan acılı fakat tatlı ve sevinçli doğum sancısı gibidir bu.

Bu işlerin öyle kolay kolay olmayacağını da hatırımızdan çıkarmayalım.

Burada bakıyorum ki, kadınlarımız da eskisine rağmen daha büyük çoğunlukta elhamdülillah.

Evet, Anne olmak kolay mıdır, hayır!

Ne kadar büyük acıları var, ne kadar zorlukları var,

Ama sonra muazzam bir evrenin oluşmasına sebep olacak olan evlatlar doğuyorsunuz ve bir kâinat ortaya çıkıyor. Şimdi de Milletlerin rahminden yeni bir medeniyetin doğması bu kadar sancılıdır.

Tabi bunlar kansız gözyaşsız olmaz, çağırışsız, haykırışsız olmaz, olamaz. Hayat bu!

Evet, TÜRK Milleti tarihi vesikalara göre yaklaşık 5000 yıldır bizler muktedir olarak bu topraklardayız.

Bizler Altaylardan çıkmışız, sadece buraya değil dünyanın her yerine dağılmışız,

Fakat özellikle 3 kıtasında gerçek söz sahibi olmuşuz.

Bütün kıtalarda bizim dedelerimizin hatıraları var,

Bütün kıtalarda bizim atlarımızın nal sesleri var.

Tüm dünyada Türkün ve Türklüğün kadim ve insan haklarına sahip saygılı medeniyet izleri var.

Bizi tanıyorlar, biliyorlar, bir de şunu çok iyi biliyorlar ki; bu Millet ayağa kalkarsa

Asıl gerçekler ortaya çıkacaktır.

Biz hep birlikte ayağa kalkarsak birliğimizi oluşturabilirsek onların hükümdarlıkları sona erecektir. İlahi adalet bugün bizim yanımızda.

İşte o yüzden de size fırsat vermemek için her yolu deniyorlar. Dinimizi Türklüğümüzü kullanıyorlar, hocalarınızı, cemaatlerinizi, aydınlarınızı, basın –TV’lerinizi, parti ve STK’larınızı size karşı kullanıyorlar.

Çünkü esas olan bu millettir.

Sizleri temin ederim ki; Türk Milleti düşerse Türklüğü ve İslam’ı yeniden ayağı kaldıracak dünyada başka bir Millet yoktur.

Fakat bu başarılırsa bu çekirdek öyle bir filiz sürecek ki, bunu daha o zamanlar peygamber müjdelemiş o zaman gelecek diye.

Peygamberimiz bu Milleti birkaç defa müjdeledi, Kuran’da müjdeledi. Bunu tüm MÜFESSİRLER bilirler.

HAKKI YÜKSELTMEK, MAZLUMA ŞEMSİYE OLMAK VE KÂFİRİN KARŞISINDA İZZETLE DURMAK ÜZERE SIFATLARI BELİRTİLMİŞTİR Kİ İŞTE ONLARI GETİRİRİZ”der.

Tefsircilerin ekserisi olarak görüşleri bu millet TÜRK MİLLETİ olduğunda ağırlıklı olarak müttefiktirler.

Bunlar doğudan geldiler Türk Soylulardan ilk Müslümanlığı kabul eden İtil Volga Bulgar devletidir, ardından 20 yıl sonra Karahanlılar ile birlikte vazifeyi üzerine aldılar.

Neyi üzerine aldılar, Yani din için mücadele etmek, din için savaşmak, Allah için savaşmak veya Müslümanların Mazlumların huzuru için, Müslümanların ve Türklerin korunması için görevi üzerine aldılar.

Ne zaman olmuştu bu 920’de itil Volga Bulgarları ve 940 yıllarından itibaren Karahanlılar.

ONDAN SONRA DA ELHAMDÜLİLLAH 1000 SENEDİR BU MİLLET İSLAM ADINA İSLAM’IN BAYRAKTARLIĞINI YAPTI BU TOPRAKLARDA.

Bayraktarlığını yaparak bu günlere geldi.

Hz. Peygamberin hadisleriyle bir diğer müjdesi; “İstanbul Feth olunacaktır, onu Fetheden ne güzel komutandır, onun askeri ne güzel askerdir” müjdesidir.

Bu övgüye layık olan işte sizsiniz, yani Türk Milletidir.

İşte önümüzde yine sizi bir muhteşem bir görev, muhteşem bir gelecek bekliyor.

Osmanlı öldü, Türk-İslam öldü,

Osmanlı kaybettiğinden bu yana Müslümanlar başsız, garip, kimsesiz, tarumar. Bizler Bulgaristan’da da başsız kimsesiz kaldık.

Bizleri hepimizi bir birimize düşürmüşler ve o onu vuruyor, bu onu vuruyor, çünkü hepimiz başka niyetler ve amaçlar ve araçlarla başka insanların güdümüne girmişiz.

ARTIK BU MİLLET TEK MERKEZE TOPLANIYOR

BU ÇATI DA BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’DİR.

Bu zamanlar bize yeniden birlik olmamız gerektiğini, hepimizin bir merkeze toplanmamız gerektiğini, yeniden kardeş olmamız gerektiğini yaşayarak öğretti.

İşte Türk-İslam Dünyası kardeşliğini birlik ve beraberliğimizi oluşturmak şart oldu. Tekrar tek bir çatı altında birlik ve beraberlik içinde olmalıyız.

İşte bu merkez nerede olmalı ve en önemlisi bunu kim yapabilir?

Bizim tekrar tek bir çatı altına toplanmamız gerektiği şart. İşte önemli sorun bu, çatı neresi?

Öncelikle Türk Cumhuriyetlerine bir bakalım;

Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan ve KKTC bunlar daha çok genç cumhuriyetler ve daha çok çok genç ve tecrübesizler.

Ayrıca bir de İslam âlemine bir göz atalım;

Burada bunu Arabistan yapabilir, Mısır yapabilir, İran yapabilir öyle değil mi?

İşte şimdi bir de hangisinin bunu yapma kabiliyeti olduğuna daha yakından bir bakalım;

Arabistan, mezhep taassubu içerisinde kendi mezhebinden olmayana cami bile yaptırmıyor, böyle bir şey olamaz, İslam bu değil.

İran Şii olmayana elini bile uzatmıyor,

Mısır Avrupa’nın elinde oyuncak olmuş hiçbir özgürlüğü kalmamış.

Ben de diyorum ki; ümit var olunuz bütün bu kavgalara rağmen. Bütün bu belalara rağmen yılmadan, durmadan yürümeye devam ediyoruz. İşte bunlar zaten gösteriyor ki, biz birlikte bir şeyiz. Dünyaya bir bakın herkes her şeyi yapıyor, kimse dur diyemiyor.

Fakat bir ülke, Türkiye çıktı ve ben bunu kabul etmiyorum dedi.

Dünya ayağı kalktı. Herkes taraf oldu, hepsi de Türkiye karşıtı ittifaklarda buluştular, hâlbuki bu ülkeler sözde Türkiye ile ittifaktalar dı.

Peki, bu karşı ittifaklar niye, çünkü bizi bizden daha iyi tanıyorlar.

Bu bölgelerde birlik olursa, ortak şuur gelişirse ve bölge halkları Türkleri tanırlarsa yeniden Türk-İslam birliği ayağı kalkacak.

Biz Türkler bu işe girersek orada dünyada işin hakikati ortaya çıkacak. Yalanlar ortaya çıkacak.

Türk – İslam birliği tekrar ayağa kalkacak.

Bu bölgeler tekrar Türkü tanıyacak ve hatırlayacak.

Çünkü dünya çok iyi biliyor ki, Türklerin iktidarında herkese, her topluluğa, halkların tamamına özgürce yaşama hakkını verir.

Gerçek Adalet, ahlak, hak ve hukuk sadece Türklerde vardır, bakın dünya’da 200 yıldır hukuksuzluk sürüyor, kaç devlet bunun farkında, işte bu gün bunun sonu geliyor. Bu sonu da getirebilecek dünyada tek ülke var o da Türkiye Cumhuriyetidir.

Bunun sonunu biz getireceğiz.

Allah’ın izniyle bu Millet Büyük Güçlü ve Yeni Türkiye’yi yeniden Türk Dünyası ve İslam yurtlarını tek merkeze toplamaya başladığına tanık oluyorsunuz bütün şartlar ve bütün sular bu havuza TÜRK CUMHURİYETİ DEVLETİ HAVUZUNA doğru akmaya başladı.

DÜNYADA TÜM HALKLAR-IRMAKLARA, BARAJLARA VE HEP BİRLİKTE BU SULAR

BÜYÜK OKYANUS TÜRKİYE’YE DOĞURU AKMAYA BAŞLADI.

TÜRKİYE BÜYÜK BİR OKYANUSA DÖNÜŞTÜ.

İŞTE O SEBEPLE BU GÜN KÜRESEL GÜÇLER TÜRKİYE’Yİ DURDURMAYA ENGELEMEYE ÇALIŞIYORLAR.

Dünyanın en zengin petrol yatakları Arabistan’da ve geleceğin uzay enerjisi toryum da Türkiye’de, daha birçok yeni yeraltı zenginlikler de burada hatta dünya üzerindeki toryum rezervlerinin %80’i de Türkiye’de, yani Cenab-ı Allah nimetleri Türklere ve Müslümanlara bol bol vermiş zaten.

Peki, bu zenginlikleri kim kullanıyor?

Bu gün Müslüman olan Suudi Arabistan petrol zengini, fakat bu petrollerden ancak beşte-birini Arap halkına kalıyor. Diğeri AB-ABD aralarında paylaşılıyor, yine İran petrollerinden İran’a kalan pay üçte birdir.

Yani bir yerde krallık var aman benim krallığım gitmesin diye rüşvet veriyor, diğeri koltuğu muhafaza edeyim diye rüşvet veriyor ve böylece Müslümanlar ele geçirilmiş ve onları yönetenlere uşaklık yapmaktan başka hiç bir şey yapamıyorlar. Buralarda yaşayan Müslüman halklar da inin inim inliyor.

İşte böyle bir durumda biri çıktı, böyle olmaz kalkın ayağa dedi. Dünya beşten büyüktür dedi.

İşte bu Türk Milletidir.

Değerli kardeşlerim bu günkü dünya nüfus biçimlenmesinin altında da Türkler vardır.

Biliyorsunuz Amerikalı birinin bir kitabı çıktı

“Türkler hepimizin atasıdır” diye.

Tabi biraz ironi yapıyor amma gerçekten çok büyük bir haklılık payı vardır.

Bir göz atalım bu günkü Hindistan’ın yapısını oluşturan Türklerdir.

Uzun zaman Hindistan’ı idare eden Türk boylarıdır.

Çin’in zaten hikâyesini anlatmaya gerek yok.

Türklerden kurtulmak için dünyanın en büyük eserini Çin duvarını yapmışlardır.

İran da keza öyle, peki Rusları alın, biraz hamamda keseleyin altından Altın ordu çıkar.

Finogorlar, İsveçliler hatta Avrupa’nın büyük bir demografik kısmını yine Türkler Atilla üzerinden yapmışlardır.

Ne zaman bir yerde bir fitne çıksa,

Cenab-ı Hak bu kitleyi gönderir, orada onları imha eder yok eder kendisi de erir ve değişir.

O zamanlar Roma basmıştı Hıristiyanlığın boynuna, Hıristiyanlık yok olmak üzereyken Atilla çıktı dayandı Roma kapısına ve “Allah için çalışan bu din hizmetkârlarına dokunmayacaksın” dokunduğun zaman ey Roma üzerine yıkarım dünyayı dedi ve o günkü Papalar geldiler Atilla’nın kılıcını öptüler ve “sizi bize Allah gönderdi” dediler.

Bu Millet bu kadar büyük işler yapmış, bu Milletin dünyada karışıklıklar haksızlıklar çoğaldığında meydana çıkmıştır ve yine o gün gelip çatmıştır.

Ayrıca İran 2015 yılında bir açıklama yapmıştı.

Ne demişti biz 250.000 milis hazırlamışız ve resmi olarak bunu da izah ettiler. Eğer 15 Temmuz 2016’da başarılı olsalardı onlardan 50.000 milis Türkiye’ye gelecekti. Bu konu ile ilgili İncirlikte yapılan bir toplantıda İranlı bir generali yaptığı pazarlıkta bir konteyner para karşılık anlaşmışlardı. Evet, bu konteyner Türkiye’ye geldi, bu konteyner de paralar 50.000 milise dağıtılacaktı, eğer başarılı olsalardı.

15 Temmuzda Çok şükür Türkiye bunlara el koydu. Dertleri neydi?

Türkiye’de iktidarı değiştirmektir, yani darbe yapmak.

Eğer bu gün, Türkiye’de bir Kürt hâkimiyeti olsaydı, bir Gürcü hâkimiyeti olsaydı, bir Rum hâkimiyeti olsaydı kimse Türkiye’de darbe veya yönetim değiştirmeye uğraşmayacaktı.

Burada problem Türkler olduğu içindir.

Neden bunlar yapılıyor?

Çünkü Türkiye’de iktidar onların, ABD’nin emirlerini artık dinlemiyor. O sebepten Türkiye ile uğraşıyorlar.

Neden?

Çünkü şunu çok iyi biliyorlar ki, Türk buradan gittiğinde, Türk-İslam adına kavga edecek hiç kimse kalmıyor.

Bir Fransız sosyolog 1988 de bir makalesine şöyle diyordu.

“Türkler Avrupa’ya gelmeden önce burada Müslümanlar vardı amma bizim cami ve minare derdimiz yoktu”.

Kim bu Türkler bizim Türkiye’den giden sıradan işçilerimiz, yani sizlerin babaları dedeleri.

Gitti Avrupa’ya oturdu ve ben cami istiyorum dedi.

Yani diyor ki “Önceleri Arap Müslümanlar vardı Hindistan, Pakistan Müslümanları vardı hiç kimse bizden minare cami istemedi. Bunlar geldiler hemen bizden minare istiyorlar.”

Evet, niye çünkü Türk kurucudur,

Türk kurucu bir millettir.

Tarih boyunca yorulmadan koşan tek millet biziz.

Tarih kurulduğundan beri devletsiz kalmayan tek millet yine biziz. Bütün uygarlıklar geldi gitti yok oldular. Son yüzyıldır bizim önümüze geçenler ayaklarımıza prangalar takanlar her şeyi yaptılar. Bitmedik bitmeyiz bitmeyeceğiz.

Kardeş Çuvaşların atasözünde dediği gibi

VARDIK VARIZ VAROLACAĞIZ.

Cumhurbaşkanımızın dediği gibi biz maraton koşucusuyuz. Bu raundun kazananı Türk Milleti olacaktır, biz daha nice dünyaları test edeceğiz.

 

Değerli Katılımcılar,

Bizler son 300 yıldır hep geri çekiliyoruz.

  1. yüzyılın başlarında bir şeyler değişmeye başladı.

Hiç kimsecikler farkına bile varmadı.

Türkiye bir şeyleri değiştirmeye başlamıştı.

Artık geri çekilme dönemi kapanmıştı.

Türkiye Cumhuriyeti büyümeye başladı.

Nasıl büyüdü, hem fiziki olarak büyüdü,

Hem de kültürel etki olarak büyüdü.

Yani kendi medeniyetini yayma konusunda, hem de ordu ve donanma noktasında büyümeye başlamıştı.

Bunların hepsi bir medeniyetin ortaya çıkmasına dair göstergelerdir.

Türkiye 21. Yüzyıldan itibaren bir Türk ve Müslüman kimliği üzerine inşa etmeye başladı.

Bu tarihsel bir köktür.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ BU İLKELERİ YAPARAK

TÜM DÜNYAYA GERÇEK LİDERLİĞİ GÖSTERDİ.

 

Değerli Türk Dünyası Liderleri, sevgili katılımcılar sizleri muhteşem bir gelecek bekliyor.

Sizler bu yenidünyada adaleti tesis edeceksiniz.

Muhteşem bir gelecek sizleri hepimizi bekliyor.

Sizler dünyada adaleti temin edeceksiniz.

Yeryüzünün ağlayan gözleri sizinle kuruyacak. Yeryüzünün acıları, çileleri sizin birlik ve beraberliğiniz sayesinde dinecek.

Dünya sizi bekliyor inanın buna ve bunu gittiğiniz her yerde, özellikle gençlerimize ve tüm halkımıza anlatınız.

 

Ümit var olunuz, ümit sizsiniz.

“BİRLİKTE HAYR AYRILIKTA AZAP VARDIR.”

Kalın sağılacakla.

Sevgi ve Saygılarımla, 08.10.2022

Rafet ULUTÜRK
BULTÜRK DERNEĞİ
GENEL BAŞKANI
www.bulturk.org

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: