Antalya Diplomasi Forumu artık yalnızca bir toplantı değildir. Türkiye’nin dünya sahnesine kendi sözüyle, kendi haritasıyla, kendi ufkuyla çıktığı büyük bir diplomasi vitrini hâline gelmiştir.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in, Avrupa’nın “Rusya, Türkiye ve Çin’in etkisine karşı” genişlemesi gerektiğini söylemesi, aslında Türkiye’nin yeni küresel denklemde nerede durduğunu gösteren tarihi bir itiraftır. Bu söz Türkiye’ye yönelmiş bir eleştiri gibi görünse de satır arası açıktır: Türkiye artık sadece izlenen değil, hesap edilen bir ülkedir.
Dün Washington’dan, bugün Brüksel’den gelen stratejik değerlendirmelerin ortak noktası şudur: Dünya eski dünya değildir. Güç merkezleri değişmekte, Batı’nın tek taraflı düzen kurma dönemi kapanmakta, Asya’dan Afrika’ya, Avrasya’dan Akdeniz’e yeni bir jeopolitik hat doğmaktadır. Türkiye ise bu hattın kenarında değil, tam merkezindedir.
Antalya Diplomasi Forumu’nun asıl manşeti budur: Türkiye artık küresel haritanın ortasındadır.
Bugün “yeni Avrupa” denilecek bir gelecek coğrafyası varsa, o da Afrika’dır. Çünkü Afrika yalnızca madenleriyle, genç nüfusuyla, enerji kaynaklarıyla değil; aynı zamanda yeni yüzyılın siyasi özgüveniyle yükselmektedir. Antalya’da Afrika’dan gelen yoğun katılım bu gerçeğin diplomatik fotoğrafıdır. ADF 2026’nın resmî teması da zaten “Yarını Haritalamak, Belirsizlikleri Yönetmek” olarak ilan edilmiştir; bu başlık Türkiye’nin yeni yüzyıldaki rolünü özetlemektedir.
Türkiye’nin Afrika’da açtığı büyükelçilikler, kurduğu ticaret köprüleri, insani yardım politikası, savunma sanayii iş birlikleri ve kültürel bağları artık herkesin gördüğü bir diplomasi modeline dönüşmüştür. Antalya’da görülen tablo şudur: Türkiye sadece konuşan değil, dinlenen; sadece katılan değil, yön veren; sadece bölgesel değil, küresel ölçekte dikkate alınan bir aktördür.
Bu yüzden Antalya Diplomasi Forumu Türklerin gururudur.
Çünkü burada yalnızca devlet adamları buluşmamıştır; burada yeni dünyanın dili kurulmuştur. Türkiye, Batı ile Doğu arasında sıkışan bir ülke değil; Batı’yı da Doğu’yu da, Afrika’yı da Asya’yı da aynı masada konuşturabilen merkez ülkedir.
Cumhuriyet tarihinde ilk kez Türkiye, dünya diplomasisine bu ölçekte kendi ev sahipliğini, kendi gündemini ve kendi özgüvenini sunmaktadır.
Bugün Türk milleti güne yalnızca kendi sınırlarının haritasıyla değil, yeryüzü haritasıyla başlamaktadır. Antalya’dan yükselen mesaj budur: Türkiye ayağa kalkmaktadır ve dünya bunu artık görmektedir.
Fotoğraf: AA
