Rafet ULUTÜRK
Dünya yanıyor.
Birbirine geçmiş savaş cepheleri haritada değil artık; ekranımızda, evimizin içindedir.
– Ukrayna-Rusya
– İsrail-Filistin
– İran-İsrail
– Suriye-İdlib
– Irak-Musul
– Pakistan-Hindistan…
Dünyanın dört bir yanında kan akıyor.
Zalimin sesi yüksek.
Mazlumun feryadı boğulmuş.
Peki bu kaosun ortasında kim ses yükseltiyor?
Kim “YETER!” diyebiliyor?
Cevabı net: Türkiye.
Savaşın Olduğu Her Yerde Önünde Türkiye Var
Bugün dünyada savaşların önünde duran tek somut güç Türkiye’dir.
Silah değil akıl koyuyor.
Baskı değil çözüm üretiyor.
Korku değil umut yayıyor.
Türkiye, savaşın diliyle değil, barışın iradesiyle konuşuyor.
Ve artık herkes görüyor:
Her savaşın karşısında bir Türk duruyor!
– Ukrayna’da esir takasını Türkiye yaptı.
– Gazze’de ilk yardım sesini Türkiye yükseltti.
– İran-İsrail geriliminde ilk “durun” diyen yine Türkiye oldu.
– Irak’ta teröre karşı hem mücadele ediyor, hem masada barış diyor.
Zalimin Karşısında Sadece Türkiye Kaldı
Birleşmiş Milletler korkmuş.
Avrupa dilsiz.
Amerika taraflı.
İslam dünyası dağınık.
Ama Türkiye dimdik!
Erdoğan, gür bir sesle dünyaya haykırıyor:
“Zalime susan, zulme ortaktır!”
Bu çağrı boşuna değil.
Bu duruş alelade bir diplomasi değil.
Bu bir medeniyet hafızasının uyanışıdır.
Türkiye Sadece Devlet Değil, Vicdan Gücüdür
Artık dünya, Türkiye’yi askeri, ekonomik ya da coğrafi bir güç olarak değil,
vicdani bir merkez olarak tanımak zorundadır.
Çünkü:
– Türkiye mazlumun dilini konuşuyor.
– Türkiye adaletin pusulasını elinde tutuyor.
– Türkiye, hakikati dünyaya hatırlatıyor.
Savaş çığırtkanlarının arasında, barışın en güçlü sesi Türkiye’dir.
Son Söz: Susan Dünya’da, Konuşan Türkiye’dir
Evet, bu dünyada artık her savaşın önüne çıkan bir ülke var:
Türkiye.
Ve her zalime “dur” diyen, tek bir ses var:
Türk milleti.
Dünya görsün:
Türkiye sadece savaşları durdurmuyor…
Türkiye, insanlığın yeniden dirilişini başlatıyor.
