Temiz enerji yatırımları hız kazanıyor
Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım’da gerçekleştirilecek COP31 öncesinde temiz enerji dönüşümü ve elektrifikasyon, iklim gündeminin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Uzmanlara göre enerji dönüşümünde yalnızca güneş ve rüzgar kapasitesini artırmak yeterli değil; yeni üretimin şebekeye hızlı şekilde entegre edilmesi de gerekiyor.
Türkiye’nin yenilenebilir kapasitesi yüzde 62,6’ya ulaştı
ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Derin Güre’nin verdiği bilgilere göre Türkiye’nin toplam elektrik kurulu gücü Mayıs 2026 itibarıyla 125 bin 598 megavata yükseldi. Bunun yaklaşık yüzde 62,6’sını yenilenebilir enerji kaynakları oluşturuyor. Ulusal Enerji Planı kapsamında 2035’e kadar güneş ve rüzgar kurulu gücünün yaklaşık 120 gigavata çıkarılması hedefleniyor.
Uzmanlar, bu kapasite artışına paralel olarak enerji depolama imkanlarının ve elektrik şebekesinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekiyor.
Akıllı şebekeler ve depolama kritik hale geliyor
Yıldız Teknik Üniversitesi Temiz Enerji Teknolojileri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Ali Rıfat Boynueğri, temiz enerji dönüşümünün güneş ve rüzgar santrallerinin yanı sıra enerji depolama, elektrikli ulaşım, enerji verimliliği ve akıllı şebekeleri de kapsadığını belirtiyor.
Boynueğri’ye göre güneş ve rüzgar üretiminin zamanlamasıyla tüketimin her zaman örtüşmemesi, depolama teknolojilerini daha önemli hale getiriyor. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre 2025’te dünya genelinde 108 gigavat yeni batarya depolama kapasitesi devreye alındı.
Uzmanlar, enerji dönüşümünün daha hızlı ilerleyebilmesi için şebeke altyapısının dijitalleşmesi, depolama kapasitesinin artırılması ve yenilenebilir kaynakların sisteme daha etkin biçimde entegre edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Kaynak: AA







