Hüseyin YILDIRIM
Hayatın kaçınılmaz gerçeğiyle yüzleşmek kolay değildir. Ölüm, hepimizin bir gün mutlaka karşılaşacağı bir son. Fakat bu kaçınılmaz gerçeğe ne kadar hazırız? Sevdiğimiz bir yakınımız hayata gözlerini yumduğunda, bizlerin üzerine düşen görevleri biliyor muyuz? Yoksa o çok sevdiğimiz insanı başkalarının ellerine, onların merhametine mi bırakacağız?
Gel, birlikte bu sorunun cevabını arayalım ve ölüm sonrası yapmamız gerekenlere bir göz atalım.
Ruhunu Teslim Eden Yakınımız İçin İlk Adımlar:
- Elbiseler Çıkarılır: Sevdiğimizin bedeninden giysileri çıkarılır. Bir ömür boyu giydiği, belki anılarla dolu o elbiseler artık bir anlam ifade etmez.
- Beden Yıkanır: Ardından beden yıkanıp gusledilir. Bu, hem dini bir vazife hem de temiz bir veda ritüelidir.
- Kefen Giydirilir: Yepyeni bir elbise olan kefen, bedenine sarılır. Hayatta sahip olduğumuz tüm giysiler, markalar, tarzlar bir kenara bırakılır ve sade bir beyaz kefenle yeni yolculuğa çıkılır.
- Evden Uğurlanır: Artık o sevdiğimiz insanın evi değildir burası. Beden, evinden çıkarılır ve kabre götürülür.
- Yeni Evine, Kabre Götürülür: Kabir, artık onun ebedi istirahatgahıdır. O günden sonra adı artık “cenaze” olarak anılır.
Cenaze Merasiminden Sonra Neler Olur?
- Cenaze Merasimi: İşlerini bırakan dostlar, akrabalar cenaze merasimine katılır. Kimi içten ağlar, kimi ise sadece formalite gereği oradadır.
- Eşyalar Toplanır: Özel eşyaları, hatıraları toplanır. Elbiseleri, çantaları, ayakkabıları ayrılır.
- Eşyaların Dağıtımı: Eğer muvaffak olunursa, eşyalar sadaka niyetine fakirlere dağıtılır. Fakat çoğu zaman bu eşyalar ya unutulur ya da bir köşeye atılır.
Hayat Kaldığı Yerden Devam Eder:
- Gündelik Hayat: Sen öldükten sonra kimse işini gücünü bırakıp seni özlemeyecektir. İlk günler belki bir boşluk hissedilir, ama hayat kendi akışında devam eder.
- Görevlerin Devredilir: Çalıştığın işteki görevlerin bir başkasına verilir. Seni unuturlar, yerini doldururlar.
- Miras Bölüşülür: Malın ve servetin mirasçılar arasında paylaşılır. Belki de senin için değil, geride bıraktıkların için kavgalar başlar.
- Hesap Günü: Ama sen, kazandığın tüm bu mallardan ve yaptıklarından tek tek hesaba çekilirsin. Dünyada sahip oldukların değil, yaptıkların seninle gelir.
Öldükten Sonra İlk Alınan Şey: Adın
Öldüğünde senden alınan ilk şey adındır. Artık seni isminle değil, “cenaze” olarak anarlar.
- Namazın kılınırken kimse “Falanca kişi nerede?” demez. “Cenaze nerede?” diye sorarlar.
- Omuzlarda taşırken adını anmazlar, “Cenazeyi tutun.” derler.
- Defnederken bile adın unutulur, “Cenazeyi indirin.” denir.
Dünya Malına Aldanma!
Bu nedenle soy, nesep, milliyet, para, şan, şöhret ve makam seni aldatmasın. Dünya ne kadar değersizse, karşılaşacağımız gerçekler o kadar büyük ve kaçınılmazdır.
Ölümden Sonra Üzüntü Ne Kadar Sürer?
- Seni az tanıyanlar sadece “Yazık!” der geçer.
- Dostların ve arkadaşların birkaç gün üzülür, sonra hayatlarına devam ederler.
- Ailen, seni en çok sevenler bile bir süre sonra seni hatıralar arasına koyar.
Ve Gerçek Yolculuk Başlar: Ahiret
Malın mülkün, servetin, sağlığın, güzelliğin, çocukların, eşin… Hepsi dünyada kalır. Senin için asıl öykü, ahiret hayatında başlar. Peki, biz bu yolculuğa ne kadar hazırız? Ölüm, kabir, ahiret… Bu konular üzerinde ciddi şekilde düşünmemiz gereken meselelerdir.
Dualarımız ve Temennilerimiz:
Bu mübarek günlerin ve kabul edilen duaların hürmetine, Rabbimiz bizleri affetsin. Kabir ve cehennem azabından korusun. Bu zorlu yolculukta bizlere yardım etsin.
Âmin. Âmin. Âmin.
