Yazarlarımız, Yorum-Analiz

“Nasılsın, Toprağım?”

Gülşat İbrahim
Araştırmacı – Gazeteci
Özbekistan

Bazen bir cümle, bir milleti anlatır.

Geçtiğimiz günlerde oğlumu kimlik kontrolü için durduran bir polis memuru, işlemini yaparken gülümseyerek şöyle demiş:
“Nasılsın, toprağım?”

Oğlum eve geldiğinde hâlâ o anın etkisindeydi.
“Anne,” dedi, “ne kadar ince, ne kadar güzel bir hitap… İçim yeşerdi sanki.”

Gerçekten de öyle…

Bir kelime: toprak.
Ama sadece bir kelime değil.

Bir aidiyet.
Bir kök.
Bir hafıza.

Toprak: Sadece Yer Değil

Biz Türkler için toprak, sıradan bir zemin değildir.
Üzerinde yürüdüğümüz değil, içinde yaşadığımız bir değerdir.

Toprak demek;
ana demektir,
yuva demektir,
emanet demektir.

Birine “toprağım” dediğinizde,
ona sadece bir yakınlık değil,
aynı kaderi paylaştığınızı söylersiniz.

Aynı yağmurda ıslandığınızı,
aynı güneşte kavrulduğunuzu,
aynı geçmişten geldiğinizi…

Bir anne olarak o kelimenin taşıdığı anlamı derinden hissediyorum.
Çünkü bilirim:
O toprağın içinde sevgi de vardır, güç de, kutsallık da.

Çanakkale’yi Hatırlatan Bir Kelime

Bugün, Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümünde,
o tek kelime zihnimde daha da büyüyor:

Toprak.

Çanakkale’de o toprak, sadece savunulmadı.
Canla yoğruldu.

Gençlerin kanı karıştı o toprağa.
Dualar, gözyaşları, vedalar…

Ve o toprak artık sadece bir coğrafya değil,
bir milletin onurudur.

Bir Milletin Değil, Bir Kimliğin Zaferi

Çanakkale Savaşı, yalnızca Türkiye’nin verdiği bir mücadele değildi.
Bu zafer, Türklüğün ortak hafızasına kazınmış bir direniştir.

Tarih bunu yazdı.

O dönemin bütün zorluklarına, baskılarına rağmen
Türk dünyasının dört bir yanından kalpler aynı yönde attı.

Belki herkes fiilen orada olamadı…
Ama dualar, umutlar, niyetler Çanakkale’deydi.

Çünkü söz konusu olan sadece bir vatan değil,
bir kimlikti.

Toprak ve Kan

Türk’ün olduğu her toprak,
bir hatıradır.

Ve çoğu zaman,
o hatıra kanla yazılmıştır.

Çanakkale’de bu gerçek en açık haliyle yaşandı.

O yüzden bugün “toprağım” dediğimizde,
sadece bir hitap kullanmıyoruz.

Bir tarihi taşıyoruz.
Bir sadakati ifade ediyoruz.
Bir bağı yeniden kuruyoruz.

Çünkü o sevgi artık sadece kalpte değil,
damarlarımızdadır.

Son Söz

Bir polis memurunun içten bir hitabı…
Bir annenin yüreğinde büyüyen bir anlam…
Ve bir milletin hafızasında yankılanan bir gerçek:

Biz aynı toprağın insanlarıyız.

Bugün, Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümünde,
başta o toprakları bize vatan kılan şehitlerimiz olmak üzere
tüm ecdadımızı rahmet ve minnetle anıyorum.

Aziz ruhları şad olsun.

Ve biz, birbirimize her “toprağım” dediğimizde,
o emaneti unutmayalım.

Bir Cevap Yazın