Yazarlarımız, Yorum-Analiz

Kumun Hafızası: Türkmenistan’dan Çanakkale’ye Bakış

Gülşat İbrahim
Araştırmacı – Gazeteci
Özbekistan

Bazı hatıralar vardır…
Rüzgârla silinmez.

Çölün üstünden esen en sert yel bile
onları alıp götüremez.

Çünkü bazı izler kumda değil,
yürekte kalır.

İşte Çanakkale,
Türkmen çöllerinden bakıldığında da böyle bir izdir.

Çölün Dili ve Sessiz Yas

Türkmen diyarında acı,
yüksek sesle anlatılmaz.

O, bir dutar ezgisine siner,
bir bakışta gizlenir,
ya da bir annenin sessizliğinde yaşar.

Çünkü biliriz:
Gerçek acı, bağırmaz.

Çanakkale’yi biz de böyle hissederiz.

Uzak bir yerin hikâyesi gibi değil,
içimize çöken bir ağıt gibi…

Uzak Değil, Aynı Yazgı

Türkmenistan’dan bakınca Çanakkale,
bir denizin kıyısında verilen bir savaş gibi görünür.

Ama aslında o,
aynı kaderin başka bir sayfasıdır.

Çünkü o günlerde,
Türkmen obalarında yaşayanlar da
aynı baskının, aynı kaygının içindeydi.

Belki silah tutamadılar o cephede…
Ama yürekleri Anadolu ile birlikte attı.

Çünkü mesele sadece bir ülke değildi.
Bir varoluştu.

Kum ve Kan

Türkmen için toprak kutsaldır.
Ama çöl toprağı başka bir şeydir.

Zordur.
Sabır ister.
Sadakat ister.

Çanakkale toprağı da böyledir.

Ama orada kum değil,
kan konuşur.

Gençlerin kanı karışmıştır o toprağa.
Ve o toprak artık sadece bir yer değil,
bir emanet olmuştur.

Bir Nefeslik Direniş

Çanakkale’de verilen mücadele,
sadece bir savaş değildi.

O, son nefese kadar süren bir direnişti.

Türkmenler bunu iyi bilir.

Çünkü tarih boyunca
azla yetinip çok direnen bir milletin evlatlarıdır.

Bu yüzden Çanakkale’ye baktığımızda,
kendimizi görürüz.

Aynı sabrı,
aynı direnci,
aynı teslim olmayışı…

Dutarın Söylemediği Ama Bildiği Destan

Türkmenistan’da Çanakkale,
açık açık anlatılan bir hikâye değildir belki…

Ama unutulmuş da değildir.

Bir dutarın telinde titreşir,
bir aksakalın duasında yaşar,
bir annenin yüreğinde saklıdır.

Belki adıyla söylenmez…
Ama hissi bilinir.

Çünkü bazı destanlar
sözle değil, kalple taşınır.

Türkmenistan’dan Bir Bakış

Bugün Türkmenistan’da bir genç,
Çanakkale adını duyduğunda

sadece geçmişi öğrenmez.

Bir dirilişi hisseder.
Bir onuru tanır.
Bir milletin “buradayım” deyişini anlar.

Ve içinden şu geçer:

“Bu, bizim de hikâyemiz.”

Son Söz: Kumdan Kalbe

Çöl rüzgârı izleri silebilir…
Ama hatıraları silemez.

Çanakkale, Türkmenistan için
uzakta kalmış bir savaş değildir.

Bir bağdır.
Bir hatıradır.
Bir ortak kaderdir.

Ve biz biliriz ki…

Bazı acılar anlatılmaz.
Bazı zaferler yazılmaz.

Ama onlar,
bir milletin yüreğinde yaşamaya devam eder.

Ve her hatırlayışta,
yeniden ayağa kalkar.

Bir Cevap Yazın