Eskender BARİİEV
Bazı denizler vardır…
Sadece kıyıları ayırmaz.
Hatıraları taşır.
Acıları birbirine bağlar.
Karadeniz gibi…
Bir kıyısında Kırım,
diğer kıyısında Çanakkale’ye uzanan yol…
Ve o yol,
sadece suyun üstünden değil,
yüreklerin içinden geçer.
Aynı Deniz, Aynı Hatıra
Kırım’dan baktığımızda
Çanakkale uzak değildir.
Çünkü aramızda aynı deniz var.
Aynı rüzgâr eser,
aynı dalgalar kıyılara vurur.
Ve o dalgalar,
bize bir şeyi hatırlatır:
Çanakkale’yi…
Bir Milletin Değil, Bir Hafızanın Direnişi
Çanakkale’de verilen mücadele,
sadece bir savaş değildi.
Bir milletin var olma iradesiydi.
Bu duygu,
Kırım’da da tanınır.
Çünkü biz de tarih boyunca
varlığımızı korumak için mücadele ettik.
Kimliğimizi, dilimizi, hafızamızı…
Bu yüzden Çanakkale’yi anlamak
bizim için zor değildir.
Kırım’dan Gelen Sessiz Destek
O yıllarda Kırım’da yaşayan insanlar,
Çanakkale’de olup biteni
yüreğinde hissetti.
Belki herkes oraya ulaşamadı…
Ama dualar, umutlar,
aynı yönde birleşti.
Çünkü biliyorlardı:
Bu sadece bir cephe değil,
bir kaderdi.
Toprak ve Deniz Arasında
Çanakkale’de toprak konuşur…
Kırım’da ise deniz.
Ama anlatılan aynıdır:
Kayıp,
direniş,
ve vazgeçmeyiş…
Her iki kıyıda da
aynı hikâye farklı dillerle anlatılır.
Kırım’dan Bir Ses
Bugün Kırım’da bir genç,
Çanakkale’yi duyduğunda
sadece bir tarih öğrenmez.
Bir direnişi hisseder.
Bir kimliği tanır.
Bir milletin boyun eğmeyişini görür.
Ve şunu anlar:
“Bu, bizim de hikâyemizdir.”
Karadeniz’in Taşıdığı Bağ
Karadeniz sadece su değildir.
Bir bağdır.
Kıyıları birbirine bağlayan,
hatıraları taşıyan,
unutulmayanları saklayan…
Çanakkale ile Kırım arasındaki bağ da
işte böyle bir bağdır.
Son Söz: Aynı Ufuk
Bugün Kırım’dan
Çanakkale’ye bakarken
aynı ufku görüyoruz.
Farklı yerlerde olsak da
aynı duyguyu taşıyoruz.
Çünkü bazı zaferler
sadece bir millete ait değildir.
Onlar,
ortak bir hafızanın parçasıdır.
Ve biz biliyoruz ki…
Çanakkale,
sadece geçmişte kalmış bir destan değil,
bugün hâlâ yaşayan bir ruhtur.
Karadeniz’in iki yakasında da…
