Bary DAVLETRAREEV
Bazı nehirler vardır…
Yalnızca su taşımaz.
Hafıza taşır.
Tarih taşır.
Sessiz ama derin bir bağlılık taşır.
İdil Nehri gibi…
Ve bazı yerler vardır…
O nehirlerin taşıdığı hafızada yankılanır.
İşte Çanakkale,
Tataristan’dan bakıldığında böyle bir yankıdır.
Nehrin Taşıdığı Hafıza
Tatar yurdunda tarih,
sadece kitaplarda yazmaz.
O, nesilden nesile anlatılır.
Bir sözde, bir duada,
bazen sadece bir bakışta yaşar.
Çanakkale de bizim hafızamızda
böyle yer eder.
Uzak bir savaş olarak değil…
Tanıdık bir direniş olarak.
Uzak Ama Aynı Mücadele
Tataristan’dan bakınca Çanakkale,
bir boğazın kıyısında verilen bir savaş gibi görünür.
Ama aslında o,
hepimizin bildiği bir mücadelenin adıdır.
Varlığını koruma mücadelesi…
Kimliğini kaybetmeme mücadelesi…
Bu yüzden Çanakkale,
bizim için yabancı değildir.
Çünkü biz de tarih boyunca
aynı sınavlardan geçtik.
Toprak ve Sadakat
Tatar için toprak,
sadece yaşanılan yer değildir.
Bir emanettir.
Atalardan kalan,
geleceğe bırakılacak bir değer…
Çanakkale’de o emanet,
can pahasına korunmuştur.
Gençlerin kanı karışmıştır o toprağa.
Ve o toprak artık,
sadece bir coğrafya değil,
bir sadakatin sembolüdür.
Direnişin Tanıdık Ruhu
Çanakkale’de yükselen ruh,
bizim için yabancı değildir.
O ruh,
“vazgeçmemek”tir.
En zor anda bile ayakta kalabilmektir.
Tataristan’da da bu ruh tanınır.
Bu yüzden Çanakkale’yi dinlediğimizde,
bir başkasının hikâyesini değil,
kendi içimizdeki sesi duyarız.
İdil’den Bir Selam
Bugün Tataristan’dan,
İdil kıyılarından
Çanakkale’ye bir selam gönderiyoruz.
Bu selam,
bir saygıdır.
Bir vefadır.
Ve bir bağlılıktır.
Tataristan’dan Bir Bakış
Bugün Tataristan’da bir genç,
Çanakkale’yi duyduğunda
sadece bir tarih öğrenmez.
Bir direnişi hisseder.
Bir kimliği tanır.
Bir milletin onurunu görür.
Ve şunu anlar:
“Bu sadece onların değil…
bizim de hafızamızdır.”
Son Söz: Aynı Akış
İdil Nehri akar…
Zaman akar…
Ama bazı hatıralar,
akıp gitmez.
Çanakkale de onlardan biridir.
O,
bir milletin direnişi,
bir kardeşliğin hatırası,
bir ortak ruhun adıdır.
Ve biz biliriz ki…
Bazı zaferler sadece kazanılmaz.
Onlar,
yüreklerde yaşamaya devam eder.
Tıpkı Çanakkale gibi…
