BGSAM
Bugün, insanlık tarihi, sadece zaferlerle değil, aynı zamanda büyük dönüşüm ve değişimlerle şekilleniyor. Filistin, Gazze, ve Mescid-i Aksa’daki direniş, bize zaferin yalnızca savaşla değil, inançla, birlikle ve sabırla kazanılabileceğini gösteriyor. Zaferin ve özgürlüğün müjdesi, sadece bir askeri başarı değil, tüm ümmetin yeniden ayağa kalkması ve inançla yola devam etmesidir.
Bugün yaşananlar, tarihin akışını değiştirecek ve İslâm ümmetinin yeniden dirilişini müjdeleyecek gelişmelere işaret etmektedir. Düşman, daha önce hiç karşılaşmadığı bir güçle yüzleşiyor. İşgalci rejimin yaşadığı çöküş, sadece bir başlangıçtır. 80 yıl süren zulmün ardından, İsrail’in “yenilmez ordu” miti son bulmuş, iç yapıları büyük bir zafiyet göstermeye başlamıştır.
Zaferin Sinyalleri:
- İlk kez düşman tarafında 2.500’den fazla ölü var ve 250’den fazla esir alındı, bu esirler arasında çok yüksek rütbeliler de bulunuyor.
- 1 milyon Yahudi yerleşimlerinden göç etmek zorunda kaldı.
- Mossad’tan büyük bir bilgi hazinesi ele geçirildi ve düşman başkentindeki Mossad merkezi vuruldu.
- Düşman ülkesindeki askeri havaalanı ve üsler, fabrikalar hedef alındı.
- Filistinli direnişçiler, işgalcilerin topraklarına adım atmakta ve onları işgal etmektedir. Artık biz onları işgal ediyoruz, onlar bizi değil.
- YENİLMEZ ORDU efsanesi sona erdirildi. İç bütünlükleri çökmekte ve büyük bir çatlak oluşmuş durumda.
- Siyonist medya sistemi devrildi ve Büyük İsrail projesinin temelleri sarsıldı.
- Cihad ruhu, ümmetin her köşesinde yeniden canlandı. Filistin meselesi, ümmetin merkezi bir meselesi haline geldi.
Mesele sadece askeri zaferle bitmedi:
Filistin’deki direnişin ve mücadelenin öncülüğünde, Arap halklarına umut yeniden aşılandı, diasporadaki Filistinlilere dönüş umudu geri geldi. Gazze halkının zorla göç ettirilmesi planı, tıpkı Yüzyılın Anlaşması gibi başarısız oldu. Normalleşme planları çöktü, İbrahim Anlaşmaları geride kaldı.
Ve şimdi, düşmanın sonu yaklaşıyor:
- Tel Aviv bir korku şehri oldu; 500 bin kişi evlerini satıp göç etti.
- 4.000’den fazla asker ve yedek subay, gönüllü olmayı reddetti ve savaşa katılmak istemedi.
- 400 pilot hizmet vermeyi reddetti.
- Ekonomi çöktü; turizm, yatırımlar sıfırlandı. Eilat Limanı işsiz kaldı. Fabrikalar üretim yapamaz hale geldi.
- Okullar, ofisler ve şirketler kapandı; günlük askeri kayıplar 240 milyon dolara ulaştı.
- Halkın öfkesi giderek büyüyor, dünya halkları İsrail’in gerçek yüzünü gördü.
Zafer, sadece askeri başarı değil, halkların uyanışı, umudun yeniden yeşermesidir.
Bugün, Filistin’in özgürlüğüne giden yolun taşları döşeniyor. Allah’ın vaadine olan güvenimiz tazeleniyor.
İşgalci rejimin sonu yaklaşırken, Mescid-i Aksa özgürleşecek, Allah’ın izniyle.
Ey İslâm ümmetinin evlatları, zaferin müjdelerini sen de yay! Her bir adım, her bir dua, her bir destek, zaferin yakın olduğunu hatırlatacaktır. Şimdi zaman, birleşme ve mücadele zamanıdır.
Selam ve dua ile, Allah’a emanet olun.
