BULTÜRK Derneği tarafından düzenlenen Türk Dünyasında Soykırımlar sergisini ziyaret eden RUTEV Başkan Vekili Kemal Baltepe, serginin klasik bir sergi deneyiminin çok ötesinde olduğunu vurguladı.
Baltepe, serginin ziyaretçiyi sadece bilgilendirmediğini, doğrudan yüzleştirdiğini belirterek, “Bu sergiye girdiğinizde bir sergi gezmiyorsunuz; bir milletin parçalanmış gövdesiyle, sürgün yollarında bırakılmış çocuklarıyla karşı karşıya kalıyorsunuz,” ifadelerini kullandı.
Serginin Rus–Türk Harbi ile başlamasının son derece anlamlı olduğunu dile getiren Baltepe, Balkanlar’da bu savaşın ardından yaşanan sürecin, adeta parçalanan bir beden metaforuyla anlatıldığını söyledi. Bulgaristan’dan başlayan anlatının; isimlerin nasıl değiştirildiğini, kimliklerin nasıl silinmek istendiğini ve Balkanlar’dan Anadolu’ya uzanan zorunlu göçlerin yarattığı derin travmayı gözler önüne serdiğini ifade etti.
Srebrenitsa Soykırımı’ndan Çamerya ve Mora katliamlarına, Kırım sürgünlerinden Nogay, Ahıska ve Balkan Türklerine kadar uzanan bu hafıza zincirinin, unutturulmak istenen pek çok trajediyi yan yana getirdiğini belirten Baltepe; Ermeni ve Nasturi katliamları, Azerbaycan’da 31 Mart, 21 Mayıs 1864 Çerkes Sürgünü, Hocalı Soykırımı, 14 Temmuz Kerkük Katliamı, Kıbrıs’ta Kanlı Noel, Karaçay sürgünü ve Altın Köprü Katliamı gibi olayların da bu bütüncül anlatının parçaları olduğunu vurguladı.
Romanya’dan Moldova’ya, Kırım’dan Dağıstan’a, Balkanlar’dan Sibirya’ya, Doğu Türkistan’dan Orta Asya bozkırlarına kadar uzanan geniş bir coğrafyada Müslümanlara ve Türklere yönelik zulmün görseller eşliğinde aktarılmasının, ziyaretçiye tek bir mesaj verdiğini söyleyen Baltepe, bu mesajı şu sözlerle özetledi:
“Unutma. Unutturma.”
Serginin en çarpıcı yönlerinden birinin yalnızca Türklerin yaşadıklarına odaklanmaması olduğunu belirten Baltepe, Holokost ve Tasmaniya Soykırımı gibi insanlık tarihinin evrensel trajedilerinin de bu anlatının içine dahil edilmesini çok kıymetli bulduğunu ifade etti. Bu yaklaşımın, Türk milletinin vicdani duruşunu açıkça ortaya koyduğunu belirterek, “Biz sadece kendimiz için yas tutmuyoruz; insanlık için hafıza taşıyoruz,” dedi.
Tüm soykırımların aynı çatı altında, adaletli bir vicdanla anlatılmasının gerçek bir medeniyet anlayışı olduğunu vurgulayan Baltepe, bu büyük emeğin arkasında BULTÜRK Derneği’nin vizyonunun bulunduğunu ifade etti. Genel Başkan Rafet Bey ve yönetimini tebrik eden Baltepe, özellikle yıl sonu faaliyetlerinin Rumelili ve Balkan kökenli vatandaşlar için ayrı bir anlam taşıdığını söyledi.
Çocuklarla birlikte anılan 8 Kasım Azerbaycan Zafer Günü, düzenlenen uluslararası kongreler ve çocukların hafızasında iz bırakacak bu tür çalışmaların tesadüf değil, bilinçli bir duruşun ürünü olduğunu belirten Baltepe, Bayrampaşa Belediye Başkanı İbrahim Akın’ın Türk Dünyası Baş Danışmanlığı görevini bu vizyonu taşıyan bir isme vermesini de son derece yerinde bir karar olarak değerlendirdi.
Baltepe, 2026 yılının Türk dünyası adına daha büyük ve daha güçlü çalışmaların yılı olacağına inandığını belirterek sözlerini şu temenniyle tamamladı:
“Yeni yıl hepimize hayırlı olsun. Hafızamız diri, vicdanımız güçlü olsun.”
