Yazarlarımız, Yorum-Analiz

Unutulmayan Bir Tarih: 16 Ocak ve Türkmen Şehitleri

Rafet ULUTÜRK

Tarih, bazı günleri sadece takvim yapraklarına değil, milletlerin hafızasına kazır. 16 Ocak da Türkmeneli için böyle bir gündür. Bu tarih, sadece bir anma günü değil; kimliğin, direnişin, var olma mücadelesinin ve ağır bedellerle yazılmış bir tarihin adıdır. 16 Ocak Türkmen Şehitleri Anma Günü, Irak Türkmenlerinin uğradığı zulmü, kaybettiklerini ve buna rağmen ayakta kalma iradesini hatırlatır.

Türkmeneli coğrafyası, yıllar boyunca sistematik baskılara, asimilasyon politikalarına ve açık katliamlara maruz kaldı. Bu zulmün en acı örneklerinden biri de Türkmen aydınlarının, kanaat önderlerinin ve askerî şahsiyetlerinin hedef alınması oldu. Çünkü bir toplumu susturmanın yolu, önce onun sesini kısmaktan geçer. İşte bu nedenle Albay Abdullah Abdurrahman, Doç. Dr. Necdet Koçak, Adil Şerif, Dr. Rıza Demirci gibi isimler yalnızca bireyler değil; Türkmen halkının onuru, aklı ve direnciydi.

Albay Abdullah Abdurrahman, askerî disipliniyle Türkmen varlığının güvenliğini temsil ediyordu. Doç. Dr. Necdet Koçak, ilmiyle ve düşüncesiyle Türkmen kimliğinin akademik temellerini savunuyordu. Dr. Rıza Demirci ve Adil Şerif ise halkla iç içe, toplumun nabzını tutan, bilinç uyandıran isimlerdi. Onların ortak noktası, Türkmen olmaktan vazgeçmemeleri ve bunu bedeli ne olursa olsun savunmalarıydı. İşte bu yüzden susturulmak istendiler.

Bu şehitler, yalnızca hayatlarını değil; gelecek nesillere bırakılacak bir mirası da emanet ettiler. O miras, unutulmamak ve unutturmamaktır. Çünkü unutan toplumlar, aynı acıları yeniden yaşamak zorunda kalır. Bugün Türkmen gençliği, kendi tarihini ne kadar iyi bilirse, yarın o kadar güçlü olacaktır. Şehitleri anmak, sadece bir saygı duruşu değil; aynı zamanda bir bilinç ve sorumluluk meselesidir.

Ne yazık ki Türkmenlerin yaşadığı acılar, çoğu zaman uluslararası kamuoyunun gündemine yeterince girmedi. Sessiz kalan dünya, mazlumun feryadını duymadı. Ancak tarih şunu göstermiştir ki, haklı olanın sesi bazen geç duyulur ama asla tamamen kaybolmaz. Türkmeneli şehitlerinin adı bugün hâlâ anılıyorsa, bu onların mücadelesinin boşa gitmediğinin en açık göstergesidir.

16 Ocak, yas tutulan bir gün olduğu kadar, yeniden söz verme günüdür. Kimliğe, dile, kültüre ve tarihe sahip çıkma sözüdür. Şehitlerimizin hatırası önünde eğilirken, onların uğruna can verdiği değerleri yaşatma kararlılığını da diri tutmak zorundayız.

Bu vesileyle; Albay Abdullah Abdurrahman’ı, Doç. Dr. Necdet Koçak’ı, Adil Şerif’i, Dr. Rıza Demirci’yi ve bütün Türkmeneli şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla yâd ediyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Unutmadık, unutmayacağız.

Bir Cevap Yazın