İbrahim SOYTÜRK
Bir milletin gerçek büyüklüğü fethettiği topraklarla değil, dokunduğu insanlarla ölçülür. Tarih boyunca Türk milletini diğer milletlerden ayıran en önemli özelliklerden biri de budur: gücü adaletle kullanmak ve gücün yanında merhameti kaybetmemek.
Bu yüzden Türk tarihini anlatan en kısa ve en doğru cümlelerden biri belki de şudur:
“Türk, adaletle dirilir; merhametle büyür.”
Türk’ün Gücü Kılıçtan Önce Vicdandır
Dünya tarihinde pek çok millet güçlü ordular kurmuş, büyük savaşlar kazanmış, geniş topraklar elde etmiştir. Fakat bu güç çoğu zaman zulme dönüşmüş, halklar ezilmiş ve medeniyetler yok edilmiştir.
Türk tarihine baktığımızda ise farklı bir tablo görürüz. Türkler için güç, başkalarını ezmek için değil, düzeni korumak ve adaleti sağlamak için kullanılmıştır.
Hunlardan Göktürklere, Selçuklulardan Osmanlı’ya kadar Türk devletlerinde hükümdarın en önemli görevi “hükmetmek” değil, adaleti ayakta tutmak olmuştur. Çünkü Türk devlet geleneğinde devlet, halkın üstünde bir güç değil; halkın huzurunu koruyan bir emanettir.
Merhamet: Türk Medeniyetinin Gizli Gücü
Türklerin kurduğu medeniyetlerin uzun ömürlü olmasının sebebi yalnızca askeri güçleri değildir. Asıl sebep, o gücün yanında var olan merhamet anlayışıdır.
Osmanlı’nın fethettiği şehirlerde farklı din ve milletlerin yaşamaya devam edebilmesi, Balkanlarda kiliselerin korunması, Kudüs’te farklı inançların bir arada yaşayabilmesi, bu merhametin en somut örnekleridir.
Türk’ün devlet aklı şunu çok iyi bilmiştir:
Zorla kurulan düzen uzun sürmez; merhametle kurulan düzen kök salar.
Bugünün Dünyasında Türk Ahlâkı
Bugün dünya yeniden bir arayış içinde. Güçlülerin yönettiği, zayıfların susturulduğu bir sistem giderek daha fazla sorgulanıyor. İnsanlık yeni bir düzen, yeni bir ahlâk ve yeni bir vicdan arıyor.
Belki de bu yüzden Türk tarihinin kadim ilkeleri yeniden konuşuluyor. Çünkü Türk medeniyetinin temelinde yalnızca güç değil, adalet ve merhamet dengesi vardır.
Adalet düzeni kurar.
Merhamet o düzeni yaşatır.
İşte Türk’ün sırrı tam da bu dengededir.
Türk milleti tarih boyunca yalnızca devlet kuran bir millet olmadı; aynı zamanda düzen kuran bir millet oldu. Bu düzenin temelinde ise iki büyük değer vardı: adalet ve merhamet.
Bu yüzden bugün de aynı hakikat geçerlidir:
Türk, adaletle ayağa kalkar.
Merhametle büyür.
Ve bu iki değer yaşadıkça Türk medeniyeti de yaşamaya devam eder.
