Dr. Nedim BİRİNCİ
Sudan, Afrika’nın kalbinde yer alan ve bölgesel dinamikleri etkileyen önemli bir ülke. 2025 itibarıyla, Türkiye’nin dış politikasında Afrika’ya verilen önemin arttığı bir dönemde, Sudan’ın önemi daha da belirgin hale geliyor. Tarihi bağlar, jeopolitik konum, ekonomik fırsatlar ve güvenlik dinamikleri, Türkiye’nin Sudan’a olan ilgisini artırıyor. Sudan, Türkiye için sadece bir Afrika ülkesi değil, stratejik bir ortak ve bölgesel bir köprü.
Jeopolitik Konum: Kızıldeniz’in Anahtarı
Sudan, Kızıldeniz kıyısında yer alması nedeniyle, Türkiye’nin Doğu Afrika ve Orta Doğu’ya açılmasında kritik bir role sahip. Kızıldeniz, dünya ticaretinin önemli bir kısmının geçtiği bir deniz yolu ve Türkiye için enerji güvenliği ile küresel ticaret ağlarına erişim açısından büyük önem taşıyor. Sudan, Kızıldeniz boyunca stratejik bir üs olma potansiyeline sahip ve Türkiye’nin bu bölgedeki varlığını güçlendirmesi için bir sıçrama tahtası olabilir.
Tarihi ve Kültürel Bağlar
Osmanlı İmparatorluğu döneminde Sudan’ın bir kısmı Osmanlı topraklarıydı. Bu tarihsel bağ, iki ülke arasında bir yakınlık duygusu oluşturuyor. Türkiye, Sudan’a yönelik diplomatik ve kültürel ilişkilerini bu tarihsel bağ üzerinden güçlendirdi. 2000’li yıllardan itibaren Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) gibi kurumlar aracılığıyla Sudan’da kültürel ve insani projeler gerçekleştirilmesi, bu bağları daha da pekiştirdi.
Ekonomik Fırsatlar ve Tarım İşbirliği
Sudan, geniş tarım arazileri ve doğal kaynaklarıyla Türkiye için önemli bir ekonomik ortak. Tarım ve hayvancılık, Sudan ekonomisinin temel taşları ve Türkiye bu alanlarda Sudan’la ortak projeler geliştirebilir. Türkiye, Sudan’daki tarımsal üretim ve gıda güvenliği projelerine yatırım yaparak, hem kendi ihtiyaçlarını karşılayabilir hem de Afrika pazarına giriş yapabilir.
Sudan ayrıca, enerji ve madencilik açısından da büyük potansiyele sahip. Altın, bakır ve diğer madenler, Türkiye’nin Sudan ile ekonomik ilişkilerini derinleştirmesi için önemli fırsatlar sunuyor. Türk müteahhitlik firmaları da Sudan’daki altyapı projelerine katkı sağlayarak, ülkenin yeniden inşasında kilit rol oynayabilir.
Güvenlik ve İstikrar
Sudan, Doğu Afrika’nın istikrarı açısından önemli bir ülke. Ancak uzun süredir iç çatışmalar, darbe girişimleri ve siyasi istikrarsızlıkla mücadele ediyor. Türkiye, Sudan’da güvenliğin sağlanmasına yönelik iş birliği projelerine katkıda bulunarak hem kendi bölgesel etkisini artırabilir hem de Sudan’ın istikrarına destek verebilir.
Özellikle Kızıldeniz’in güvenliği,
korsanlık ve terör tehditleri nedeniyle Türkiye için kritik bir konu. Sudan, Türkiye’nin bu bölgede güvenlik alanında iş birliği yapabileceği önemli bir partner olabilir.
Sudan-Türkiye İşbirliğinin Geleceği
Türkiye, “Afrika Açılımı” stratejisi çerçevesinde Sudan’ı bir odak noktası haline getirdi. Türkiye’nin Sudan’da inşa ettiği Yunus Emre Enstitüleri, eğitim projeleri ve insani yardım faaliyetleri, iki ülke arasında güçlü bir bağ oluşturdu. Aynı zamanda, Türk özel sektörünün Sudan’a olan ilgisi artıyor. Türkiye’nin Sudan’daki ekonomik, siyasi ve kültürel varlığını artırması, uzun vadeli bir iş birliği modeline zemin hazırlıyor.
Sonuç: Sudan’ın Türkiye İçin Önemi
Sudan, Türkiye’nin Afrika’da etkisini artırmak, Kızıldeniz’de stratejik bir konum elde etmek ve ekonomik fırsatlardan yararlanmak için vazgeçilmez bir ortak. Aynı zamanda, bölgesel güvenlik ve istikrar açısından da Türkiye’nin Sudan’la iş birliği hayati önem taşıyor. 2025 ve sonrasında, Türkiye’nin Sudan ile ilişkilerini daha da derinleştirmesi, hem bölgesel hem de küresel çapta stratejik kazanımlar sağlayacaktır.
Türkiye için Sudan, Afrika’nın kilit noktalarından biri olmayı sürdürecek. Bu bağlamda, iki ülkenin ortak çıkarlarını güçlendiren politikalar geliştirilmesi, hem Sudan’ın istikrarı hem de Türkiye’nin Afrika vizyonu için kritik bir öneme sahip.
