Yazarlarımız

Kültürel Kimlik ve Tüketim Alışkanlıklarımız Üzerine

Murt ULUTÜRK

Bir gün Avrupa sokaklarında dolaşırken dikkat ettiniz mi hiç? Orada yaşayan birinin göğsünde, elbisesinin üzerinde ya da çantasında bize ait bir yazı, bir simge gördünüz mü? Bir Türk kahramanının resmini taşıyan bir çocuğa rastladınız mı? Elbette ki hayır. Çünkü onlar kendi kültürlerine, kahramanlarına sahip çıkıyorlar. Kendi değerlerini, kendi sembollerini gururla taşıyorlar.

Peki biz neden farklıyız? Neden çocuklarımızın çantalarında, defterlerinde, odalarında yabancı kahramanlar, yabancı kültürlerin figürleri yer alıyor? Neden kendi tarihimizin, kültürümüzün, sanatımızın kahramanlarını ön plana çıkarmak yerine, Batı’nın dayattığı popüler kültür figürlerine yöneliyoruz?

Bu durum sadece basit bir tercih meselesi değil, bir milletin kendi kimliğine olan bağlılığının göstergesidir. Kültürel değerlerimizi unuttuğumuzda, aslında köklerimizden de uzaklaşmış oluruz. Bir çocuğun okul çantasındaki figür, onun bilinçaltına işlenen bir mesajdır. O figür, o kültürle bir bağ kurmasına, zamanla onu benimsemesine neden olur.

Elbette dünya ile entegre olmak, farklı kültürleri tanımak önemlidir. Ancak bu, kendi değerlerimizi unutmak anlamına gelmemelidir. Bizim de kahramanlarımız var: Mustafa Kemal Atatürk’ten Nasreddin Hoca’ya, Mimar Sinan’dan Dede Korkut’a kadar sayısız isim, çocuklarımıza ilham verecek zengin bir tarihimiz ve kültürümüz mevcut. Neden onların figürleri çocuklarımızın hayatında daha fazla yer almasın?

Bu noktada hepimize düşen bir sorumluluk var. Veliler olarak çocuklarımızı bilinçlendirmeli, öğretmenler olarak derslerimizde kendi kültürümüzün önemini vurgulamalıyız. Üreticiler, kendi kültürel figürlerimizi içeren ürünler geliştirmeli, medya ise bu değerleri yaygınlaştırmalı.

Unutmayalım ki, bir milletin kültürel kimliği onun bağımsızlığının da bir göstergesidir. Eğer kendi değerlerimize sahip çıkmazsak, başkalarının değerlerini benimsemek zorunda kalırız. Bu da bir millet adına gerçekten büyük bir kayıp olur.

Gelin, bu konuda daha hassas olalım. Çocuklarımızın kahramanları kendi tarihimizden, kendi kültürümüzden çıksın. Böylece hem geçmişimizi unutmamış hem de geleceğimizi daha sağlam temeller üzerine kurmuş oluruz.

 

Bir Cevap Yazın