Yazarlarımız

Karakteri Zengin Olanın Tercihi Sadeliktir

Gülten RAYİMOĞLU

Hayatın karmaşıklığına direnmek bir sanattır.
Çoğu insan, hayatın sunduğu parıltılara ve dış dünyanın yoğunluklarına kapılarak, aslında özünden uzaklaşır. Ancak asıl gücün, en büyük zarafetin sadelikte saklı olduğunu fark etmek, olgunlaşmanın ve karakterin bir göstergesidir.

Sadelik, bir seçim değil, bir duruştur.
Günümüz dünyasında, herkes daha fazla görünmek, daha fazla ses çıkarmak ve daha çok ilgi toplamak için çabalarken, sadelik bir anlamda meydan okumadır. Zira sade bir yaşam, insanın hem kendisiyle hem de çevresiyle barışık olduğunun göstergesidir. Kendi değerlerinden emin olan bir birey, başkalarına kendini kanıtlamak için süslenip püslenmeye ihtiyaç duymaz.

Karakteri zengin olan bir kişi, gösterişin ardında saklı duran boşluğu fark eder. Gerçek zenginlik, insanın kim olduğunu bilmesinde yatar. Kimseyi etkilemek için uğraşmaz; çünkü zaten içsel bir huzura ve özgüvene sahiptir.
Öyle bir insan, “orijinalini neysen o” anlayışını benimser ve başkalarının fikirlerini değil, kendi özünü rehber edinir.

Unutmayalım, sadelik, sıradanlıkla karıştırılmamalıdır.
Sade bir insan, sadece dış görünüşte değil, düşünce ve davranışlarında da net ve gerçekçidir. Onun dünyasında abartıya, gösterişe yer yoktur. Bu, bir eksiklik değil, bir bilinçlilik hâlidir.

Hayat karmaşıklaştıkça sadelik daha da değer kazanıyor.
İnsanlar arasındaki gerçek bağları, anlamlı iletişimleri ve derin düşünceleri bulabilmek için sadeleşmek gerekiyor.
Tıpkı bir sanatçının başyapıtını oluşturmak için gereksiz detaylardan arınması gibi, biz de kendi hayatımızın en güzel eserini ortaya koymak için fazlalıklardan kurtulmalıyız.

Öyleyse, gelin biz de sadeliği bir yaşam biçimi olarak benimseyelim. Kim olduğumuzu unutmayalım, kendimizi kanıtlama telaşına düşmeyelim. Çünkü en derin anlam, sade bir ifadede gizlidir ve en güçlü duruş, özüne sadık kalmaktan gelir.

Orijinal kalın; çünkü sadelik, cesaret ister.

Bir Cevap Yazın