Yazarlarımız, Yorum-Analiz

Kalabalığın Gürültüsü, Çekirdeğin Gücü

Raziye ÇAKIR

Yapacak çok hevesli, çok dertli, çok heyecanlı Türk var.

Ama yapılacak işlerle yapacak olanlar aynı yerde durmuyor.

Bir tarafta yapılması gereken işler bekliyor,
diğer tarafta o işleri yapabilecek insanlar…

Fakat yollar kesişmiyor.

Ayaz çetin. Buz kalın. Lastikler yıpranmış. Gaza basıyoruz ama araç patinaj yapıyor.

Ve biz bu sırada “çok bilenler tiyatrosunda”, “ben bilirim” yarışmasını izliyoruz.

Konuşan çok.
Yorumlayan çok.
Akıl veren çok.

Yapan? Yok denecek kadar az.

Türk dünyasında insan çok. Potansiyel çok. Enerji çok.

Ama bu potansiyeli aynı anda, her yerde, herkese yaymaya çalışmak büyük bir stratejik hata.

Çünkü kalabalık güç değildir. Kalabalık gürültüdür.

Gürültü yön vermez. Yön, çekirdekten çıkar.

Büyük dönüşümler kalabalıklarla başlamaz. Küçük, odaklı ve disiplinli çekirdeklerle başlar.

Tarih bunun örnekleriyle dolu. Sanayi atılımları, teknolojik sıçramalar, ekonomik dönüşümler… Hepsi önce küçük ekiplerin, dar alanlarda kurduğu düzenle başlamıştır. Kalabalıklar sonradan gelir.

Biz ise hep kalabalıkla başlamak istiyoruz. Sonra neden ilerleyemiyoruz diye şaşırıyoruz.

Bugün herkes bir şey yapmak istiyor. Ama kimse nereden başlayacağını bilmiyor.

Herkes fikir veriyor. Herkes eleştiriyor. Herkes konuşuyor.

Ama kimse küçük bir alana kapanıp, “Burayı çalıştıracağım” demiyor.

Çünkü küçük başlamak cazip gelmiyor. Büyük laflar daha çekici.

Oysa insan söze değil, gördüğüne inanır.

Başarı anlatılmaz. Gösterilir.

Türk dünyasının ihtiyacı yeni projeler değil. Yeni vizyon metinleri de değil.

Çalışan bir örnek.

Sadece bir tane.

Bir pilot bölge.

Orada eğitim gerçekten işe yarıyor olacak.
Orada üretim gerçekten verimli olacak.
Orada insanlar gerçekten birlikte çalışabiliyor olacak.
Orada iş yapma ahlakı ve disiplin kültürü gözle görülür olacak.

Ve herkes dönüp oraya bakacak.

“Bunu nasıl yaptınız?” diye soracak.

İşte gerçek değişim o soruyla başlar.

Yapılması gereken aslında çok sade:

Çalışkan 2 ya da 3 kişi bulmak.

Bir pilot bölge belirlemek.

Bütün enerjiyi, bütün dikkati, bütün emeği sadece oraya koymak.

Ne tüm şehirler.
Ne tüm ülkeler.
Ne tüm Türk dünyası.

Sadece küçük bir alan. Küçük bir ekip. Büyük disiplin.

Çünkü büyük dönüşümler genişleyerek değil, yoğunlaşarak başlar.


Bugün sorunumuz insan eksikliği değil. Kaynak eksikliği de değil.

Odak eksikliği.

Herkes her yere bakıyor. Kimse bir yere bakmıyor.

Motor bağırıyor. Teker dönüyor. Araç yerinde.

Patinaj yapıyoruz.


Artık büyük düşünmeyi değil, doğru yerden başlamayı öğrenmemiz gerekiyor.

Yayılmayı değil, yoğunlaşmayı…

Konuşmayı değil, örnek üretmeyi…

Türk dünyasını ayağa kaldıracak olan şey bir kongre, bir zirve, bir deklarasyon değil;

Başarılı olmuş bir pilot bölgedir.

Ve o başarı, milyonları peşinden sürükleyecektir.

Çünkü insanlar söze değil, işe inanır.

Bugün Türk dünyasının en çok ihtiyacı olan şey, konuşan kalabalıklar değil,

Yapan birkaç kişidir.

Bir Cevap Yazın