Rafet ULUTÜRK
Dün yeni bir örgüt daha sahneye çıktı:
Şura el Cevat.
Kimin desteklediği belli: İran.
Ve daha ilk açıklamasında şunu söyledi:
“Türkiye ve Şam bizim hedefimiz. Savaş ilan ediyoruz.”
Peki neden?
Neden Türkiye?
Türkiye ne yaptı da bu kadar hedef oldu?
Çünkü Türkiye;
Sessizleri konuşturan,
Mazlumları ayağa kaldıran,
Hesap gününü öne çeken bir yürüyüş başlattı.
Ve garip değil mi?
Bir bakın, dün kimler aynı cephede birleşti:
– İsrail
– Dürziler
– PYD
– DEAŞ
– PKK
Hepsi sahada, hepsi bir arada.
Birbirine düşman gibi görünen bu yapılar aynı noktada buluştu.
Demek ki sahipleri aynı.
Kuklalar farklı, ama ipleri tutan el tek.
Dürziler Suveyda Valiliği’ne girip poz verdi.
“Burası artık bizimdir,” dedi.
Açıkça Türkiye ve Şam yönetimine meydan okudu.
Bu sadece bir poz değil, bir mesajdı.
“Buradayız ve birleşiyoruz,” diyorlar.
Ama biz?
Biz neden birleşemiyoruz?
Türkiye’nin içinde bile dört parça fikir, beş yönlü çekişme.
Birlik yerine tartışma,
Vatan yerine parti,
Kader yerine klik düşünen bir toplum haline geldik.
Zamanlama mı? Mesaj mı?
Ve tam da bu hengâmede…
ABD’den (CENTCOM) bir açıklama geldi:
“DEAŞ liderini etkisiz hâle getirdik.”
Ne zaman?
Tam da Türkiye Suriye’ye yeni bir operasyon hazırlığındayken.
Bu bir tesadüf mü, yoksa açık bir mesaj mı?
“Biz DEAŞ’ı hallettik, artık Türkiye’nin müdahalesine gerek kalmadı mı?” demeye getiriyorlar.
Ya da belki de diyorlar ki:
“Türkiye girerse bu hepimizin sonu olur.”
Ama şunu bilmiyorlar:
Türkiye tarih boyunca en karanlık tehditlerin ortasında aydınlık bir irade göstermeyi başarmıştır.
Ağustos Geliyor…
Ve evet…
Ağustos yaklaşıyor.
Bu topraklarda Ağustos ayı, Türk milletinin kaderini yazdığı aydır.
– Malazgirt (1071)
– Büyük Taarruz (1922)
– Kıbrıs Harekâtı’nın sıcak gölgesi
Bu millet zaferini hep Ağustos’ta ilan etti.
Şimdi soruyoruz:
Yeniden mi?
Hepsi birleşirken,
Bize düşen bir tek soru kalıyor:
“Aynı sancaktaysa düşmanlar, biz neden hala ayrı cephedeyiz?”
Belki de savaş çoktan başladı…
Silahlar değil, niyetler konuşuyor artık.
Ya birleşeceğiz ya da bölüşüleceğiz.
Haydi hayırlısı…
