Rafet ULUTÜRK
Dünya bir eşikten geçiyor.
Bu sıradan bir kriz değil; bu bir tükeniş.
Kurulan düzen çöktü. Maskeler düştü, kavramlar içini kaybetti. Demokrasi söylemde kaldı, insan hakları seçici hale geldi, ekonomi ise sadece güçlülerin oyuncağına dönüştü. Bugün dünyanın en büyük sorunu para değil; vicdanın yokluğudur.
Avrupa, bir zamanlar başkalarına akıl veren kıta, bugün kendi ruhsal çöküşünü yaşıyor. Sokaklar düzenli olabilir ama kalpler dağınık. Sosyal devlet yorgun, değerler aşınmış, insan yalnız. Tarihte başkalarına yakıştırdığı “hasta adam” sıfatı artık kendi gerçeği.
Amerika ise gücünü koruyor gibi görünse de yönünü kaybetmiş durumda. İçeride derin çatlaklar, dışarıda azalan etki… Güç var ama hikmet yok. Teknoloji var ama merhamet yok. Dünyayı yönettiğini sanıyor ama insanlığı taşıyamıyor.
Ve bize “küresel ekonomi” diye anlatılan şey…
Sayılar büyürken insanlar küçülüyorsa, bu bir başarı değil; büyük bir ahlâk iflasıdır. Aç çocukların olduğu bir dünyada büyüme masaldır, refah yalandır.
Dünya yoruldu. İnsan yalnız kaldı.
Bu yüzden düzen bitti.
Tam da bu noktada, başka bir hatırlayış ortaya çıkıyor. Unutulmuş olanı hatırlayan, bastırılmış olanı ayağa kaldıran bir damar… Türk dünyasının ortak hafızası.
Türkiye, bu hafızanın merkezinde duruyor. Çünkü Türkiye yalnızca bir devlet değil; vicdanla ayakta kalmış bir medeniyet tecrübesidir. Mazluma sırtını dönmeyen, gücü merhametle dengeleyen, adaleti sadece kendisi için istemeyen bir duruştur bu.
Bugün dünyanın ihtiyacı yeni bir hegemonya değil.
Yeni bir insan merkezli düzen.
İşte bu yüzden, dünyanın kurtuluşu sadece tek tek ülkelerde değil; Türk Devletler Birliği gibi değer temelli bir birliktelikte anlam kazanabilir. Bu birlik, çıkar üzerine değil; adalet üzerine kurulabilir. Güçle değil; dayanışmayla büyüyebilir. Batı’nın yaptığı gibi sömürerek değil, yarayı sararak yol alabilir.
Aynı dili konuşanlardan öte, aynı vicdanı paylaşanların birliği…
Dünya bağıranları çok gördü.
Ama artık dertlenenleri duymak istiyor.
Eski düzen çöktü. Yeni düzen henüz yazılıyor.
Ve bu defa kalemi eline alanlar, insanı unutmayanlar olacak.
Çünkü bazı birlikler pazar kurar,
bazıları ise umut.
