Rafet ULUTÜRK
Tarih, bir milletin kimliğini oluşturan en önemli unsurlardan biridir. Ancak tarihsel olaylar, toplumsal bütünlük sağlamaktan çok ayrışmalara neden oluyorsa, burada ciddi bir problem var demektir. Bulgaristan’da 3 Mart’ın Ulusal Bayram olarak kutlanması, toplum içinde büyük bir bölünmeye yol açıyor. Bir kesim için bu tarih, Osmanlı’dan kurtuluşun simgesi olarak görülürken, önemli bir kesim için ise bu tarih, Bulgaristan’daki toplumsal yapının bir bölümünü dışlayan, kapsayıcı olmayan bir gün olarak algılanıyor. Peki, bir ulusal bayram toplumu böler mi? Yoksa birleştirmesi mi gerekir?
TARİHSEL GERÇEKLER VE TOPLUMSAL GERÇEKLİK
3 Mart 1878’de imzalanan Ayastefanos Antlaşması, Bulgaristan’ın Osmanlı’dan bağımsızlık sürecinde kritik bir dönüm noktasıdır. Ancak bu antlaşma hiçbir zaman yürürlüğe girmemiş, yerine 1878 Berlin Antlaşması geçmiştir. Bu nedenle, 3 Mart’ın simgelediği olayın günümüz Bulgaristan’ı açısından tartışmalı olması şaşırtıcı değildir.
Özellikle ülkedeki Türk, Pomak, Roman ve diğer azınlık grupları için 3 Mart, olumlu bir anlam ifade etmiyor. Aksine, Osmanlı’dan ayrışma sürecinin sadece Bulgar halkına değil, diğer halklara da büyük acılar getirdiği unutulmamalıdır. Tarih, yalnızca bir kesimin gözünden okunamaz. Eğer bir ulusal bayram olacaksa, bu bayram herkes tarafından benimsenmeli ve kutlanmalı.
24 MAYIS: BİRLİĞİ SAĞLAYABİLECEK GERÇEK BİR ULUSAL GÜN
Bugün Bulgaristan, demografik olarak çok kültürlü bir yapıya sahiptir. Bu nedenle, ülkenin ulusal günü de herkesin ortak değerlerini yansıtmalıdır. İşte tam bu noktada, 24 Mayıs – Bulgar Dili ve Eğitimi Günü gerçek bir ulusal birlik sembolü olabilir.
24 Mayıs, Kiril alfabesinin yaratıcıları Aziz Kiril ve Metodiy’in anısına kutlanır ve Bulgar kültürünün ve dilinin gelişimini temsil eder. Ancak bu gün, etnik ve dini kimliklere bakılmaksızın herkes için anlamlıdır. Bulgarca, ülkedeki tüm vatandaşların ortak dili olduğu için, bu gün milliyetçiliğe kaymadan, kapsayıcı bir ulusal bayram haline gelebilir.
Eğer gerçekten birlik ve beraberlik isteniyorsa, geçmişin tartışmalı savaşlarını anmak yerine, ortak değerlerimizi kutlamalıyız. 24 Mayıs, Bulgaristan’daki herkesin kabul edebileceği ve benimseyebileceği bir ulusal gün olabilir.
NEFRETİ BÜYÜTMEYİN, BİRLİĞİ BÜYÜTÜN
Bir ülkenin ulusal bayramı, insanları birbirine kırdırmak için değil, birleştirmek için olmalıdır. Eğer 3 Mart, Bulgaristan’daki birçok insan için tartışmalı bir tarihse, o zaman neden ısrarla bu gün ulusal bayram olarak kutlanıyor? Devletin, toplumun tamamını kucaklayacak bir günü seçmesi gerekmez mi?
Bulgaristan, geçmişin yaralarını kaşımak yerine, geleceğe birlikte bakmalıdır. 3 Mart gibi tartışmalı günleri öne çıkarmak, sadece bölünmeyi artırır. Ancak 24 Mayıs gibi herkesin kabul edebileceği bir günü ulusal bayram yapmak, gerçek bir toplumsal barış ve birlik adımı olacaktır.
Bu noktada, Bulgaristan yönetimine düşen görev, toplumu bölen değil, birleştiren kararlar almaktır. Nefret ve ayrışmaya hayır, birlik ve barışa evet!
