Yazarlarımız

BAYRAMPAŞA’DA VİCDAN YARASI: ADALET ÖLÜRSE, GERİYE NE KALIR?

​Dr. Nedim BİRİNCİ

6 Ekim 2025 tarihi, Bayrampaşa’da sıradan bir meclis oylaması değil, siyasi ahlakın sıfırlandığı bir utanç anıydı. Meclis Başkan Vekili seçimi kavgası, vicdanla cüzdan, mertlikle sahtekârlık arasındaki derin ayrımın kanayan resmidir. Oyların gasp edilmeye çalışıldığı ilk seçimin utancı, yalnızca bir partinin değil, siyaset müessesesinin alnına yapışmıştır.
​Kürsüyü yöneten kişinin oyları iptal edişindeki, kendi istediğini zorla seçtirme çabasındaki keyfiyet; bu millete yapılmış en büyük ahlaki suikasttır. Bilin ki, sahtekârlığın ve yalanın pis bir huyu vardır: Er ya da geç çürüyüp, kokusuyla kendini ele verir. Bugün, o çürümüşlüğün kokusu Bayrampaşa sokaklarına yayılmıştır!

​TÜRK GİBİ YAŞAMAYANLAR, ALTIOK’U NASIL SAVUNACAK?
​Biz Türkler, dünyaya merhametle, vicdanla ve adaletle nam salmış bir milletiz. Türk demek, adalet demektir! Türk demek, ahlak demektir! Türk demek, hakkın ve hukukun yılmaz savunucusu olmak demektir! Ne mutlu Türk gibi yaşayana!
​Bu ülkenin kurucu felsefesi olan Atatürkçülük, lafla değil, yürekle ve eylemle olur. Atatürkçülük, Altı Ok’a sahip çıkmaktır! Peki, bugün hileye, kumpasa başvuranlar, o altı oktan hangisini sahipleniyor? Sormak zorundayız: Altı Ok’un ne anlama geldiğini bilen bir Allah’ın kulu CHP’li kaldı mı? Atatürkçülük, kaybetmeyi bile onurla kabul etmektir; sizler ise bu ulvi çizginin yanından bile geçemediniz. Yazıklar olsun!

​19’a KARŞI 18: İLAHİ ADALETİN TOKADI
​Fakat şükürler olsun ki, hayat adildir. Siz ne kadar adaletten uzaklaşırsanız, hayat sizi o kadar şiddetle sarsar. Bir buçuk yıl önce size o iktidar yolunu açan, sokaklarda hor gördüğünüz BULTÜRK Derneği’nin temsilcisi, bugün o koltuğu elinizden alan iradenin simgesi oldu.
​Meclis üyesi İbrahim Soytürk’ün tek oyuyla, 19’a karşı 18 ile kurulan kumpas devrilmiştir. Bu, sadece bir Meclis Başkan Vekili seçimi değil, ilahi adaletin tecellisidir! “İlahi adalet yok” diyenlere en sert cevabı, Bayrampaşa Meclisi vermiştir: Geç gelebilir, ama muhakkak gelir! Allah herkese gönlüne göre verir; buna inanınız.
​KAPIMIZI AŞINDIRMAYIN! GİDİN DE GÖRÜN!
​Bu sonuçla, siyasi partilere son bir uyarıcı tokadı atıyoruz: Dernekler, partilerin ana okullarıdır! Bizler partici değiliz, biz toplumumuzun çıkarlarını destekleriz. Derneğin kararı üstünde kimse olamaz!
​Buradan ilan ediyoruz: STK’ların gücünü hiçe sayan partiler, seçim öncesi kapılarımızı aşındırmaya cüret etmesin! Eğer samimi değilseniz, eğer adil değilseniz, gelin de görelim. Gidin doğrudan halka! Görelim bakalım, bu toplumun vicdanını arkasına alamayan, STK’ların desteği olmadan bir seçim nasıl kazanılıyormuş!
​Bayrampaşa’da denge değişmiştir. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Partiler, ya Türk’ün ahlakıyla, vicdanıyla siyaset yapmayı öğrenecekler ya da sivil toplumun tokadıyla sarsılmaya devam edecekler. Bayrampaşa’da siyaseti, STK’lar ve dernekler yönlendirecektir! Bu, bir başlangıçtır!

Bir Cevap Yazın